Ben cesaret isteyen her şeyi yapmaya hazırdım; hayatımda biriktirdiğim, yığdığım, bir araya getirdiğim ne varsa her şeyi bir anda sokağa atmaya hazırdım, ama birden önümde bir saçmalık duvarı, tutkumun kendinden geçmiş halde tosladığı bir duvar buldum.
İnsanların ayıp dediği, saygın gördüğü her şeyi görmezden gelirdim, şayet ağzından bir sözcük olsa çıksa, bana doğru bir adım atsa, beni anlamayı denese, o an ona tüm kalbimi verirdim...
Yirmi yıl boyunca yaşamdaki her türlü şeytani güçten uzak kalmış biri olan ben, doğanın ara sıra soğuk ve sıcak, ölüm ve yaşam, coşku ve çaresizlikle ilgili yönlerini birkaç nefeslik ana böyle muhteşem, böyle olağanüstü bir şekilde sıkıştırdığını asla anlamazdım.