kaşanlıyım
geçinip gidiyorum
bir lokma ekmeğim, azıcık aklım,
iğne ucu kadar bir zevkim var.
ağaç yaprağından iyi bir annem,
akan sudan iyi dostlarım var.
ve bir de bu yakınlarda bir tanrım:
şu şebboyların arasında, o ulu çamın altında
suyun bilincinin üzerinde, otun yasasının üzerinde.
ben müslümanım.
kıblem kırmızı bir güldür
namaz yerim bir pınar, mührüm nur
seccadem ova.
ben pencerelerin kalp atışıyla abdest alırım
namazımın içinden ay akar, tayf akar.
bütün zerreleri billurlaşır namazımın,
namazımın arkasında taş görünür:
ben namazımı
rüzgar servinin minaresinde ezanını okuduğunda kılarım
otun başlama tekbirinden,
dalganın “kad kamet”inden sonra kılarım.
kâbem su kıyısında,
kâbem akasyaların altındadır.
kâbem bir esinti gibi bahçeden bahçeye,
şehirden şehre gider.
hacerül esved’im bahçenin aydınlığıdır.