Ne oldum, ne olacağım demeyeceğiz her zaman elimizdekinin kıymetini bileceğiz, sabredeceğiz ve savaşacağız. İşte o zaman Yaradan'a bırakın kendinizi, mücadeleden vazgeçmeyenlere o mutlaka güç verir. Bazen çok umutsuzluğa kapıldığımız anlar tabii ki oluyor. O umutsuzluğa kapılmaların da bir sınav olduğuna inananlardanım. Orada yılmamak lazım. Hani en umutsuz olduğumuz zamanlar oluyor ya ha şimdi düzeldi ha şimdi düzelecek, bunların hepsi derstir, geçecek diyorsunuz, ama düzelmiyor hatta bazen daha beter oluyor. O noktada "ben artık bu işi bıraktım" dediğin an gerçekten bitiyorsun, "bırakmıyorum" dediğin an yeniden çıkıyorsun. Sonra iyi şeyler de hep arka arkaya gelmeye başlıyor. İyiler ve kötüler neden arka arkaya geliyor biliyor musunuz bunlar aslında hep senin enerjin, bu kadar basit.
Biz savaşacağız, mutlaka yenileceğiz, düşeceğiz de ama mutlaka yeniden ayağa kalkacağız ve yeniden savaşacağız. Hiç savaşmayanlar, yenilmeyi bilmezler, hiç yenilmeyenler de başarıyı bilmezler. Hayatı boyunca sürekli "hep mutlu oldum, hep zengin oldum, hep olağanüstü yaşadım," diyen insanda bir anormallik vardır. Hayatın gerçeğinde böyle bir şey olamaz. Hayatın gerçeğinde inişler ve çıkışlar vardır. Çıkacaksın, ineceksin, ineceksin, çıkacaksın, düşeceksin kalkacaksın, ama hep koşacaksın. Koşmaya devam edeceksin.
İnadına direnmek gerekir bazen. İnadına hayallerimize sıkı sıkı tutunmak. En umutsuzluğa kapıldığımız, en dibe çöktüğümüz o an inadına ayağa kalkmak, yeniden denemek gerekir. Herkes düşer bu hayatta ama başarıyı sadece yeniden ayağa kalkanlar tadabilir.
Bir şeyi çok istiyorsanız, başarabileceğinize önce kendiniz inanın, çünkü hayat size, "Emin misiniz?" diye soracak. İşte o an, hazır olun cevap vermeye!