Soner Çetin

Soner Çetin
@cetinsonerr
Konya doğumlu, Antalya yetişmesi, İzmir eğitimli, Antep’te yer tutmuş garip öğretmen.
Çevirmen-Öğretmen
Lisans
Gaziantep
Konya
76 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
Ne özet ne inceleme. Öylesine bir hatırlatıcı.
7/10
·56 syf.··
2020 31. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2020 21:01
Kendime hatırlatıcı olması nedeniyle yazmamdam ötürü ufak da olsa spoiler içerecektir. Kibarlık edip okuyacaksanız lütfen bir önceki cümlede yer alan uyarıyı dikkate alınız.! Kendisinin "Mecburiyet" adlı kitabını okuduktan sonra hazır başlamışken Stefan Zweig'dan devam edeyim diyerek elime aldığım kitabı oldu. Kitaba "diğer kitaplarından aldığım hazzı alabilir miyim?" diye kendime sorarak başladım. Bu zamana kadar yazdığım notlardan farklı olarak, bu sorunun cevabını başta vereceğim ve notumu daha uzatmayacağım; üzülerek söylemeliyim ki o hazzı alamadım. Nedenini bilmiyorum, aynı dil, aynı tarz fakat farklı haz. Olay örgüsü kopuk bir hikaye işlenmiş gibi geldi ya da ben öyle hissettim bilemiyorum, hasılı beğenmedim ve okumayı seçtiğim bir sonraki kitabı "Korku"ya aynı hisleri alırsam düşüncesi ile başlıyorum. Kitabın hakkında hatırlayacaklarım olsun diyerek arkasında yazan kısmı özet gibi alıyorum, kitabın arkasını da spoiler olarak görecek olanlar ve naziklik edip buraya kadar okuyanlar var ise lütfen incelemeyi kapatsınlar! Geçmişe Yolculuk, zamana, mekâna ve değişen koşullara direnen yasak ve tutkulu bir aşkın hikâyesidir. Bu çılgın aşk önce okyanusun ve daha sonra da Birinci Dünya Savaşı’nın araya girmesiyle dokuz yıllık bir kesintiye uğrar. Yıllar sonra yeniden buluşan iki sevgilinin hayatları büyük bir değişime uğramıştır. Önlerinde uzanan belirsiz geleceğe, geçmişin sürekli aralarına giren gölgesine rağmen, aşk doludizgin sürmektedir... İyi okumalar...
Geçmişe YolculukStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202533,6bin okunma
Reklam
Ne özet ne inceleme. Öylesine bir hatırlatıcı.
9/10
·50 syf.··
Beğendi
·
2020 30. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2020 19:10
Kendime hatırlatıcı olması nedeniyle yazmamdam ötürü ufak da olsa spoiler içerecektir. Kibarlık edip okuyacaksanız lütfen bir önceki cümlede yer alan uyarıyı dikkate alınız.! Daha öncesinde okuduğum Zweig kitaplarının devamı olarak, aynı tatlar ile karşılaşacağımı umarak başladığım bir diğer kitabı Mecburiyet. 50 sayfalık 1 saatte okuyabileceğiniz güzel hikayesi olan bir kitap. Okurken kendimce aldığım notlardan oluşan kitabın özeti de bir sonraki paragrafta yer alıyor. Bir kez daha belirtmek de fayda görüyorum ki; bu aldığım notların bana hatırlatıcı olmasını istediğimden dolayı kitaptan bölümler içerecektir. Zaten kısa olan bu kitap hakkında bir şeyler okumak istemezseniz direk bir sonraki paragrafa geçiniz! Vatanınından savaşa karşı olmasından dolayı karısı Paula ile birlikte kaçmış ve İsviçre'ye sığınmış bir Ferdinand. Kendisine gelen postayla tekrar yurduna ve askere çağrılıyor. Ondan sonra içindeki makineyle -kendi ifadesiyle- fikirlerinin çatışması başlıyor. Paula kendisini yaptığının yanlış olduğu yönünde ikna etmeye çalışırken, içindeki makine çoktan her şeyi kabullenmiş ve yola koyulmaya hazır halde. Çatışmadan galip çıkacak olanın kendisi olduğunu sonunda görüyoruz. Karısı ya ben ya o diyerek aslında bencilce davranıyormuş gibi düşünebilirsiniz ama aslında öyle değil. Bu düzene ve Ferdinand'ın fikirlerini bilmesinden kaynaklı onu düşünmekte. Bir hiç uğruna canını niye veresin, bu bozuk düzenin çarkı neden olasın minvalinde davranıyor. İçinde yaşadığı sürekli ikilemler arasında kararını Zürih tren istasyonunda karşılaştığı olay sonrası veriyor. Başta söylediğim üzere Zweig kitaplarından aldığım tatları almayı umarak başladığım kitabın beklentilerimi karşıladığını söylemeliyim. Paula ve Ferdinand'ın birbirlerine ile olan tartışmalarında o kadar güzel
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175,1bin okunma

Soner Çetin

, bir kitap okudu
7/10
·56 syf.··
2 saatte okudu
·
2020 31. kitabı
Stefan Zweig
7/10 · 33,6bin okunma
İnsanı hayata bağlayan.
"...yeryüzünde insanoğlu için kendi yasasının dışında bir yasa olmadığını ve hiç bir şeyin birine bağlı olmak kadar insanı hayata bağlamadığını hissetti."
Sayfa 50 - Eve dönüp karısı Paula ile mutluluğun tadına vardığında.·Kitabı okudu
Ne özet ne inceleme. Öylesine bir hatırlatıcı.
6/10
·144 syf.··
2020 29. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2020 01:30
Kendime hatırlatıcı olması nedeniyle yazmamdam ötürü ufak da olsa spoiler içerecektir. Kibarlık edip okuyacaksanız lütfen bir önceki cümlede yer alan uyarıyı dikkate alınız.! İkdam Gazetesi'ne yazdığı köşe yazılarından ve adından anlaşılacağı üzere seyahatlerinden notları içeren bir denemeler dizini diyebiliriz. Bu ilk notumu -paragraf- aldığımda yaklaşık 15.falan yazısını okumaktaydım. Şu ana kadar okuduklarımdan çıkarabildiğim kullandığı dil yapısı az karşılaştığım bir şeydi. Anlattıklarının içerisinde sürekli bir metafor bulunuyor, anlatmak istediği doğrudan değil benzetmelerle yapılıyor. Değişik bir tasvir yapısı, hoşuma gitmedi diyemeyeceğim ama bazen 'ne demek istedi acaba?' diye düşünmeden de edemiyorum. İlginç bir tarz! Buna bir örnek vermek gerekirse "Bulutlar Karşısında Bir Konuşma 'Kuraklık Münasebetiyle'" adlı yazısında yağmurdan bahsederken yaptığı benzetme ya da tasvir -adına ne derseniz- şu şekilde yer alıyor; "semavi memelerden akan süt." Okuduğum zaman çok hoşuma gitti ve bunun gibi çok örneğine rastlayacağımdan şüphem yok, her ne kadar bazı kısımlarda ne demek istediğini anlayamasam da. Bakın çok sonraları bir başka örneğine daha rastladım ve çok güzel benzetme olduğu için bunu da almak istedim; "elektrik ışığı ehlileştirilmiş yıldırımlardan başka nedir?" Yazarın, buna benzer çok güzel tanımlamaları, tasvirleri ve benzetmeleri var. Bu açıdan bakacak olursak okuması eğlenceli olabiliyor. Birkaç yazısında da kadınlara yönelik yorumlarına yer vermiş fakat dönemin şartlarından kaynaklı olabileceğini düşündüğüm olumsuz yorumlara yer verilmiş. "Kelimelerin Hayatı" adlı yazısında örneğin, eskiden melek diye tasvir edilen kadının giyim tarzı ve saçlarının değişimi ile birlikte şeytana benzetilmesi gösteriyor ki; bu problemi geçmişten bu yana çözememişiz.
Bize Göre ve Bir Seyahatin NotlarıAhmet Haşim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,811 okunma
Reklam