Soner Çetin

Soner Çetin
@cetinsonerr
Konya doğumlu, Antalya yetişmesi, İzmir eğitimli, Antep’te yer tutmuş garip öğretmen.
Çevirmen-Öğretmen
Lisans
Gaziantep
Konya
76 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
Zeka
"Zeka -nar, ayva ve portakal gibi- genç renk ve rayiha bulan bir sonbahar mahsulüdür."
Sayfa 7 - "Bahar" başlıklı yazısında zekanın olgunlukla geliştiğini belirtirken.·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Beyinsiz insan.
"Beyin haysiyetinden bu kadar kaybettikten sonra hayati faaliyette insanın filden, karıncadan, leylek veya zürafadan hiçbir farkı kalmıyor."
Sayfa 2 - Başlangıç adlı yazısında. Gazetelerde yiyecek ve içecek ilanlarının fikirlerin yerini almasına eleştiri getiriyor. Karnımız, beynimizden daha önemlidir düşüncesine haklı bir eleştiri.·Kitabı okudu
Gazete ve fikir.
"Gazetecilik ticaret mahiyetini aldıktan sonra kendisine, 'müşteri' ismi verilmesi daha doğru olan okurun hoşuna gitmek gayretiyle gazeteler giderek sütunlarından 'fikir' in bütün şekillerini süpürüp attılar."
Sayfa 2 - Başlangıç başlıklı yazısında.·Kitabı okudu
Ne özet ne inceleme. Öylesine bir hatırlatıcı.
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2020 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2020 19:40
Olağanüstü Bir Gece - Stefan Zweig Kendime hatırlatıcı olması nedeniyle yazmamdam ötürü ufak da olsa spoiler içerecektir. Kibarlık edip okuyacaksanız lütfen bir önceki cümlede yer alan uyarıyı dikkate alınız.! Yazarımız, bir subayın ağzından 4 ay önce yaşadığı bir olay üzerine yazıyor ve o zamanki kendisi ile şimdiki kendisinin bir olmadığının farkında bir anlatıcı ortaya koyuyor. Kendini o zaman olduğu kişiden tamamen soyutlayarak eleştirebilir ve yargılayabilir görüyor. Okudukça da anlıyoruz ki kendini yargılama yoluna gidiyor. İçinde yaşadığı ikilemlere kendi yorumlarını katıyor ve yaşadığı ya da yarattığı problemleri kendi yöntemleri ile çözerek aslında bir arayış içinde olduğunu yansıtıyor. İnsan içindeki kötü duyguların dürtülme sürecinde insanın yaşadıklarına dair anlatılar yer alıyor. İnsanın içindeki vahşiliğin bir yerlerde saklandığı yerden çıkmak için fırsat kolladığı gözlem ile anlatılıyor. Bu vahşiliğin ortaya çıktığı kişilik ise yediği önünde yemediği arkasında diye tasvir edeceğimiz bir zengin adamda ortaya çıkıyor. Her şeye doymuş olan bu kişilik farklı heyecan arayışlarına girişerek kendi ruhunu, özünü tekrar bulabilmeyi hedefliyor fakat umduğu gibi de olmuyor. Kendine göre işlediği suç -bahis kağıdını alıp bozdurmak- ona hayatta olduğunu, aslında yaşadığını anlatmıştı. Bu yönüyle birlikte aslında yaptığı eylem ona yanlış olduğunu düşünse de haz ve zevk vermişti. Bu tarz ikilemler sadece bununla kalmasa da adam yalnızlığın verdiği dayanılmaz bir hiçlikten kurtulma çabasına giriyor. Giriyor girmesine fakat işler her zaman düşündüğü gibi gitmiyor elbette. Sabah hipodromda bir kadınla bakışırken, bundan haz alırken akşam gittiği ortamda kadınla yüz yüze gelmekten korkar bir hale geliyor. İçinde bulunduğu durumu özetleyen bir anlatım oluyor. Ve
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,8bin okunma
Ne özet ne inceleme. Öylesine bir hatırlatıcı.
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2020 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2020 20:21
Kendime hatırlatıcı olması nedeniyle yazmamdam ötürü ufak da olsa spoiler içerecektir. Kibarlık edip okuyacaksanız lütfen bir önceki cümlede yer alan uyarıyı dikkate alınız.! Kitabı, rüyalarında Orta Pleyistosen çağına giden bir çocuğun hikayesi olarak görmek yanlış olmayacaktır. İnsanın üç farklı atasının -Halk, Ağaç İnsanları ve Ateş İnsanları- hikayesi olduğunu ise sonundaki çevirmen açıklamalarından daha net anlıyorum. Bununla birlikte kişilik bölünmesi de yaşadığını da zaten başında belirttiği bir hikayeye başlıyor. Sirkte aslana yaptığı hareketler sonrası anne ve babası çocuğun hasta olduğunu düşünüyor. Çocuk da kendinin farkında ve kişilik bölünmesi yaşadığını kabul ediyor, belki de ilk defa bilemiyorum. Rüyalarında gittiği çağda yaşananları anlatırken, Arog'da geçmişten günümüze gelmeye çalışan bir Arif karakteri vardı. Çok yavaş gelişme kaydediyordu ve bundan dolayı kendi amacına yetişemeyeceğini düşünüyordu ki, o zaman da maymunların olduğu döneme gitmişliği vardı filmde. Kitabın içerisinde de baş kahramanımız çok az geliştiğinden bahsediyor. Bir an gözümün önünde filmdeki o sahne canlandı. Halkın başı olan Kızılgözün karılarını dövdüğünü ve hatta öldürdüğünü anlatıyor ki, bunu modern dünyaya bir eleştiri olarak dile getirdiğine inanıyorum ya da öyle olmasını umuyorum. Ki bu yorumu yaptıktan sayfalar sonra bu kısma atıfta bulunarak şu ifadeleri kullanıyor; "Uzak atalarının zamanından ileri gidememiş, ilkel biri olduğunu söyleyip duruyorum ya, aslında bu olay daha da beterdi, çünkü daha aşağı seviyede olan hayvanlar bile dişlerine böyle kötü davranmaz, onları öldürmez. Bu açıdan baktığımda atalarının zamanından beri ilerleme kaydememiş olmasına rağmen Kızılgöz'ü insanoğlunun habercisi olarak görüyorum çünkü sadece insan türünün erkeği dişisini öldürür."
Âdem'den ÖnceJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202526bin okunma