yazmalıyım derhal, ne dökülüyorsa dimağımdan,
şiir bulursam şiir, olmadı roman, ya da hayat hikayemi
ölüm döşeğinde verircesine yazmalıyım son nefesimi
yarın belki çok geç olacak, yarına belki uyanmam sevgilim
bak, insanlar ölüyor, yanaklarını yanaklarımıza dayamışlar
farkında değilsin yitiyoruz, çürümeye yüz tutmuş meyveler gibi.
babam, anamın yüzüne baktı ya ahlaksızca, ve anam da elbet istedi,
her şey güzel, her şey meşru, o zaman ölmeye başladım, yoktu haberleri.
yazmalıyım derhal, telaşlardayım, ne fırlıyorsa yüreğimden;
aşklar dans ediyor, aşklar bitiyor, bir kahpe gülüştür dudağında herkesin
bak, iki sevdalı kavga ediyor köşe başında, durdurmalıyım
bak, iki namussuz sevişiyor, aldatarak diğerlerini,
bak, analar halen çocukları öldürüyorlar doğurarak,
bak, dünya dönerken sıçratıyor üstümüze pisliklerini..
bağıracağım avazım kısılana; dudaklarım, dilim, gırtlağımı fırlatana,
parçamı tatmayan tek çakıl taşı kalmayana, yüzümü sürmediğim köşe bırakmayana,
çiçekleri sevemem künyemde yazarsa ismin, gülü öpemem, güneşe serilemem
vaktim az sevgilim, dolmak üzere, ve mutluluk randevusuna pek bir gecikmekte
bahar gelince deme, gelmeyecek; azap bitince deme, bitmeyecek
şahsının değil gördüğün hiçbir şey, kokladığın saçlar, öptüğün dudaklar
kokusunu biriktirdiğin tenler, hiçbiri ve hiçbiri senin değiller
yazmalıyım susturma şimdi beni, yazmalıyım ölmeden son satırlarımı
bırak yaşayacağım, bırak bağıracağım, bırak senden ayrılacağım
şiir bulursam şiir, hüzün bulursam hüzün, sevda bulursam sevda…..
-kepsiyer versus 1983