“Madan”
Bu gece 2000’lerin başına, çocukluğumuza ışınlanalım. Bu şarkıyı yıllarca aradım ve birkaç ay önce bir kahve dükkanında tesadüfen remix versiyonu çalınca adını buldum. Sözlerini uydurarak ve bağırarak söylediğimiz “o” şarkının anlamını şimdi öğrendim. Hepimize umut olsun 🪘🏝️🪇 youtu.be/4vmLW8Tqg14?si=... Salif Keita'nın "Madan" şarkısı Bambara dilinde söyleniyor. Şarkının tekrarlayan dizelerinde "O laka lamma le" ve "Se jolaka lamma le" kelimeleri kullanılarak hipnotik bir ritim yaratılıyor. Şarkının sözleri oldukça basit ama derin bir mesaj taşıyor. "Ay ihe geba geta singurna yeah" ve "Ilina ina nara sa" dizeleri kabaca "Dünya büyük bir yer ve hepimiz farklı geçmişlerden geliyoruz" anlamına geliyor. Bu, insanların nereden geldiklerine bakılmaksızın bir araya gelmelerini amaçlayan güzel bir duygu. Şarkının nakaratı olan "Ori tali ma je'ye", Keita'nın annesinin ona sık sık söylediği bir ifadedir. Kabaca "Oğlum, endişelenme, her şey yoluna girecek" anlamına gelir. Şarkı, dinleyicilere durumları ne kadar zor olursa olsun umut olduğunu hatırlatmayı amaçlar. "A sid la nemma ra do m'sebbe toggorro no yee" ve "Tama yoo pabba yo" dizeleri, insanların zor zamanlarla karşılaştıklarında bile geleneklerinde ve inançlarında teselli bulabilecekleri şeklinde yorumlanabilir. Not: Yukarıdaki açıklamayı Web’te buldum ve çok hoşuma gitti, bu yüzden değiştirmeden alıntıladım. Cümle cümle çeviri için: sonichits.com/video/Salif_Kei...
Çok Satanlar ve Popülerlik Tuzağı
Bir kitapçıya adım attığınızda raflarda hep aynı isimlerle karşılaşmak, aynı yayınevlerinin logosunu görmek artık sizi de bunaltmıyor mu? Herkes aynı popüler yazarları okuyor, aynı çeviri kitapları eline alıyor, aynı edebiyat tartışmalarını dönüp dolaştırıyor. Peki ya keşfedilmeyi bekleyen onlarca yeni yazar? Büyük emek veren küçük yayınevleri? Neden herkes aynı güvenli limana sığınıyor? Belki de "çok satanlar" listeleri, sosyal medyadaki kitap furyaları veya "herkes bunu okuyor" baskısı yüzünden... Oysa edebiyat, sınırları zorlamak, farklı sesleri duymak, keşfedilmemiş dünyalara yelken açmaktır. Yeni bir yazarın satırlarında kendinizi bulmak, küçük bir yayınevinin özenli çevirisiyle ya da güzel bir polisiyenin kurgusuyla bambaşka bir dilin ritmine kapılmak paha biçilemez değil mi? Popüler olan elbette kalitelidir demiyorum, ama kalite sadece belirli isimlerde ve yayınevlerinde mi toplanmış? Kitap okumanın amacı, ufkunu genişletmek değil midir? O halde neden hep aynı yollarda yürüyoruz? Yeni kalemlere, farklı yayıncılara şans vermek, edebiyatın canlılığını korumanın bir yoludur. Belki de sıradaki gözde yazarınız, henüz keşfetmediğiniz bir yayınevinin raflarında sizi bekliyordur. Bir dahaki sefere kitap alırken, "çok satan" etiketine değil, "henüz okumadım" cüretine güvenin. (Küçük bir bilgi; "çok satan", "yeni çıkanlar" gibi raflar ücret karşılığı yayınevlerine satılıyor.) Edebiyat, tekdüzelikten beslenmez; çeşitlilikle büyür.
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kötü çeviri harika bir kitabın celladıdır. Mavera
1000Kitap
TAM BİR FİLM SENARYOSU
Gerçekten çok beğendim. Kitap daha ilk sayfalardan itibaren beni içine çekti ve elimden bırakmak istemedim. Resmen film izliyormuşum gibi okudum. Yazar sahneleri o kadar iyi yazmış ki her olay gözümde canlandı. Türkçe çevirisi çok iyi 👍 Şimdiye kadar Okuduğum en iyi çeviri,o kadar lafını sakınmamış ki sanki orijinali Türkçe yazılmış bir kitap gibi. Buradan Ayşegül Ceneboyan ablamıza çok selamlar ellerine sağlık❤️ (Artı ve Eksi) En sevdiğim taraf ise seri katilin işlenişiydi. Psikolojisini, takıntılarını ve deliliğini çok iyi hissettiriyor. Ufak detaylarla adamın ne kadar manyak ve tehlikeli biri olduğunu anlıyorsunuz. Kanlı sahneler de tam dozundaydı. Rahatsız edici ama bir o kadar da heyecan vericiydi. Benim aradığım seri katil atmosferini fazlasıyla verdi. Hikâyeyi de çok güzel kurmuş. Önce olayın iskeletini oluşturuyor, sonra her bölümde yeni ipuçları ekleyerek parçaları yavaş yavaş birleştiriyor. Finale geldiğinde büyük resim ortaya çıkıyor ve çoğu soru cevabını buluyor. Tek eleştirim, tıbbi terimlerin biraz fazla olması. Sağlık alanından olmayan biri olarak bazı yerlerde açıklamaları okumak zorunda kaldım. Bir de verilen bir ipucunun finalde daha net açıklanmasını beklerdim. Onun dışında benim için çok başarılıydı. Polisiye ve seri katil temalı kitapları sevenlere kesinlikle öneririm. Puanım: 8,5/10.
Polisiye / Gerilim
ortaokuldayken bedavaya sony vegas pro indirmeyi becerebilseydim şu an çeviri videolarım sayesinde ünlü olabilirdim
Red Pepper dergisinin editörü Hilary Wainwright’ın 2,5 yıl önce Ken Loach ile son filmi The Old Oak (Umudunu Kaybetme) hakkında yaptığı röportajı Ken Loach’ın 90. doğum günü nedeniyle çevirdim. İlginize sunuyorum. gcmalatya.blogspot.com/2026/06/ceviri-...
1000Kitap