Başlarken sıradan her kitap gibi hikayeleştirilmiş bir hayat diyorsunuz. Okudukça kendinizce bir son tahmini yapıyorsunuz ve daha fazla ne olabilir ki diyorsunuz ama bu kitapta sona geldiğinizde hiç de tahmin ettiğiniz gibi olmadığını görüyorsunuz..
Evettt hepimizin istekleri, arzuları, ulaşmayı hedefledikleri var elbette ama hangimiz bu isteklerimiz için günlerimizi, aylarımızı ya da yıllarımızı feda ediyoruz? Ben söyleyeyim neredeyse hiçbirimiz. Neden mi çünkü sıkılıyoruz, bunalıyoruz ve daha ulaşılabilir şeyleri seçmeye yöneliyoruz. Sonra ne mi oluyor? Koskoca bir boşluk yahut hiçlik. Evet hiçleşiyoruz, yok oluyoruz ve farkında olmadan biz olmaktan çıkıyor yepyeni, tanımadığımız ve belki de olmak istemediğimiz bir kimliğe bürünüyoruz. İşte Martin Eden son aşamada biz olan biz değil. O yılmayan, bıkmayan, bırakmayan, yitirdiğimiz biz..
Martin EdenJack London