ceyda jan

Ama bence, söylemesi ne kadar üzücü olsa da, insanlar bazen sevdiklerine pek de iyi davranmayabiliyor. Ivan soluğunu vererek sinirle hafifçe gülüyor. Madem öyle, diyor. Birini sevmek ne anlama geliyor, o zaman? Merak ettim de. Karşındaki kişinin duygularını önemsemiyorsan ve ona iyi davranmıyorsan, gerçekte mutlu olmasını da istemiyorsan buna nasıl sevgi denebiliyor, sence? Belki de farklı tanımlıyoruzdur.
Sayfa 275 - Ivan·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Zihninin yüzeyine bir düşünce sakince yükseliyor: Keşke ölsem. Bazen herkese oluyordur kuşkusuz. Aynı fikir akıllarına geliyordur yani. Yıllar önce yaptığınız utanç verici bir şeyi anımsayınca aniden düşünürsünüz: Yeter artık, kendimi öldüreceğim. Yalnız onun durumunda utanç verici şey hayatı. Gerçekten yapmak istediği anlamına gelmiyor. Veya gerçekten istese bile öyle bir şey yapacak değil. Tek yaptığı düşünmek, hatta düşünmek de değil, sözcükleri kafasının içinde duymak. Açılan bir emniyet mandalı gibi tuhaf bir rahatlama: Keşke. En derin, en nihai arzu. İçinde yakıcı bir şey de var, lüks bir acılık, evet. Peki neden olmasın. Yani neden yapmıyor, düşüncesi bu kadar avutucuysa. Ah, başkaları için elbette: Onları korumak için. Başkaları acı çekmenizi tercih eder.
Sayfa 81 - Peter·Kitabı okudu
Alıntı
Yatağımı, evimi severdim şimdiye kadar; oda demeli, oda demek daha doğru olur. Odamı, yalnız odamı severdim. Ondan da soğuttular sanki beni.
Sayfa 30·Kitabı okudu
Karmakarışık anlatıyordu ama bir ışık beliriyordu sözlerinin içinden. Sürünesim gelen bir ışık. Aşk onun anlattığı gibi olmalıydı.
Sayfa 140·Kitabı okudu
Sustu. Koluma girdi. Ağırlığını ömrümün sonuna değin kolumda duyacağımı sandım.
Sayfa 74·Kitabı okudu