📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hepsi de kalabalığa karıştılar. Ancak cenazelerde görülebilen ve akla istenmese de, "yahu cenazeler de olmasa birbirimizi göremeyecek miyiz?" sorusunu getiren tanıdıklara rasladılar, kucaklaştılar. Acı acı gülümsediler. Merhum hakkında "daha dün ... " diye başlayan kısacık hatıralar anlattılar.
Hiç konuşmadı. Yıpranmış ve biraz
sararmış bir resme bakıp duruyordu. İkide bir arkasını
çevirip, "Canım kardeşim Yunus'a" diye başlayan cümleyi tekrar, tekrar okuyordu. Bir ara yüzünü gizleyip ağladı. Cenaze ikindi namazını müteakip kaldırılacaktı.
Oraya gitmeli miydi? Partisine, fikriyatına ve bütün yapıp etmelerine muhalif olduğu herkesçe bilinen bir kişinin cenazesinde "görünmeli" miydi?
-Hayat zor...
Diyordu Engin. Ev eşyası satan mağazaları, halıcıları gezerken, yahut gazetelerin giyim-kuşam ilanlarına göz gezdirirken. Boyuna arabalarından inen, cilalı ayakkabıları, traşlı yüzleri , savrulan kravatları ile yere tak tak vurarak önlerinden geçip giden, çantalarını sıkı sıkı tutan, başı dik kimselere bakarken.