İnsan kendinde bulduğunu sever. Bir parçasını bulduğu insanı, kendi yaşanmışlığını, onunla büyüyeni, köyünü, toprağını, soluduğu havasını. İnsan bu yüzden acısını bile sever. Eski bir yaranın izini görünce bu yüzden gülümser. Sevmek de yaşantıdan.
Hiç olmamış gibi silemezsin acıları, travmaları; hiç yaşanmamış gibi unutamazsın kayıpları, yıkımları, vurgunları...
Bir miktar silikleşir ve artık acı bile vermez olur ama bir değişim, farkındalık ve derin bir boşluk olarak sonsuza kadar varlığını korur.