10/10
·409 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
Yazarın dili o kadar güzeldi ki kitap bir günde bitti( beni de bitirdi).Tam olarak ihtiyacım olan bu kitaptı.🩷 Asya ve Pars’ın arasındaki çekimi de nefreti de iliklerime kadar hissettim… Kitabın güzelliği yüzünden rsye girebilirim. İkinci kitabı dört gözle bekliyorummm… Yılın favori kitapları arasında yer alıyor🩷🩷
DyavolSena Ceylan · Patara Kitap · 202518 okunma
Sil baştan başlayalım mı?
Puan vermedi·48 syf.··
2026 42. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:42
youtu.be/yjGigzkkXMM?si=... Sil baştan sevmek gerek bazen, Her şeyi, unutmak... Ve Haziran sayısı... "Bu sayı bu hayatı öyle de böyle de sevenlere... Sil baştan yapabilenlere, şarkılara, eskilere, gidenlere, dönenlere..." Yerden yere vurduğum mayısın bir sonrası: #303789894 Bazen diyorum fazla mı hassasız, umurunda değil kimsenin kötüye giden ne varsa. Neyi dert edinsek yalnız bulduk kendimizi. Neyi dert edinsek dert edinmişliğimizle kaldık. Sen kendi resmini kendin de yapamazsın, Bir açılıp bir kapanır kapılar yüreğinde, diyen Nazım Hikmet Ran'ın dizeleriyle başlıyor bu ayki sayı. Akabinde, kuşların şarkısını söylüyor Aylin Balboa, "İnsan üzülmekten hasta olabilen aciz bir canlıydı." Hiçbir şeyim yok, diyor Nermin Yıldırım, sahi, ne kadar hiçbir şeyimiz yok değil mi? Damardan giriyor Gökhan Dağıstanlı, "Suçlusu da yok suçu da yok bu hikâyenin. Bana hiç uğramayan bir hayale kanmışım." Saplantılı bir aşkın anatomisinden bahsediyor Beyhan Budak: Limerence, sıcağı sıcağına kitabını bitirmişken... #306430650 Ve şiir gibi Bedia Ceylan Güzelce, "Dünyanın bütün kapılarını yükleyip ruhun gemisine, seni bir de öyle sevmek vardı." İnsan bazen olması gerekeni değil, kendisini mahvedecek şeyi seviyor. Gitme iki gözüm, "Mauro Emanuel İcardi Rivero" youtube.com/shorts/kpxnhBAW... "Yüz kere Eyşan, bin kere Eyşan diyen Ömer gibi, yüz kere Icardi, bin kere Icardi." Toksik bir ilişkinin dışavurumu gibiydi Hilal Serbes'in yazısı. "Can Kırıkları" çıktım "Hangi Şebnem Şarkısısın" anketinde. Hiç kimseye huzur yok, derken Murat Menteş, Ferdi Tayfur düştü aklıma, "Huzurum kalmadı, şu fani dünyada." Günün Hikâyesi'ni anlatıyordu Cem Davran, zihnimin arka fonunda Ferdi Baba
Dergi
Kafa Dergisi - Sayı 141 (Haziran 2026)Kafa Dergisi · Kafa Grup Yayıncılık · 202629 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·409 syf.··
2026 97. kitabı
SENA CEYLAN~DYAVOL~ Selam.Bugün sizlere sevgili @authorsceylan kaleminden #kırıkkaburgalarserisi ‘nin birinci kitabı ile geldim.Yazardan okuduğum ikinci kitaptı ve sevdim mi evet sevdim.Ufak tefek eksikler var mıydı evet ama onlarda rahatsız etmedi.Çünkü kurgu güzeldi.Kitabımız düşmandan aşka ve intikam temalı bir kitap.Okurken hissedilmesi gereken tüm duyguları hissettim.Hatta öyle ki erkek karakterimiz Ceyhun Pars’ı şöyle bir güzel dövmek istedim.Hani bazı karakterlere sinir olursunuz ama aynı zamanda da içinizi eritir ya ha işte Pars tam da öyleydi.Ve Asya bu hikayenin kurbanı.Aileden yana yüzü gülmediği yetmiyormuş gibi bir de onların intikamına kurban gitti.Neyse ki o naif ve şımarık kız görüntüsünün altından inatçı ve dişli biri çıktı da kendini ezdirmemek için mücadele etti.Evet ilk kitap tam bir giriş kitabıydı ama merak ettiğim noktalar aklımda soru işareti olarak kaldı ve onların cevabını da büyük bir ihtimalle ikinci kitapta alacağım.Ve kitap öyle bir yerde bitti ki bakalım devamında neler olacak? Ceyhun Pars Havas;ringlerin parlayan yıldızı,aranan ve başarılı bir boksördür.Tıpkı babası ve büyükbabası gibi.Aynı zamanda bir tarafı da karanlıklar içindedir.Ezel’i rakibi Tunç Alaska ‘nın kurduğu tuzak sonucunda ne yazık ki hapise düşer.Ve tuzağa düşürüldüğünü öğrenince intikam almak için yemin eder.İntikamını almak için plan kurar.Plan basit düşmanının zayıf noktasını bul ve onu kullan.Ve bu zayıf noktada Tunç’un kız kardeşi Asya Alaska’dır. Asya Alaska;dışarıdan bakıldığında gösterişi ve lüks yaşamı seven,şımarık bir genç kız.En büyük tutkusu ise baledir.Ama aslında Asya tüm o şaşalı hayatın içerisinde yalnız ve sevgiye muhtaç biridir.Aslında ailesinin çevirdiği karanlık işlerinde asla farkında değildir. Pars planını devreye sokar ve Asya’yı Moskova’ya
DyavolSena Ceylan · Patara Kitap · 202518 okunma
Aydın Aslında Kötü ve Vicdansız Biri mi?
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Film Aydın’ı vicdansız ve mülkiyet sahibi bir üstten bakışla okusa da Aydın ve Nihal birbirinin zıttı iki karakteri temsil etmektedir. Metaforik olarak Aydın’ı bedenin beyni Nihal’i ise kalbi olarak düşünebiliriz. Aynı çatı altında yaşamış olsalar bile Aydın geçmişinde büyük şehirin kaotikliğini ve çıkarcılığını görmüş Nihal ise köy yaşamında iyiliğin kurtarıcı gücüne inanan farklı bir perspektifle hayatını idame ettirmektedir. Aydın’ın hayır işlerine yaklaşımının şüpheci ve sistemli oluşu eleştirilse de aslında kısmi noktalarda doğruluğu yansıtmaktadır. Aydın’ın yardıma muhtaç kiracılarından Hoca Hamdi ile arasında geçen “Keşke benim de kendimi kandırma eşiğim seninki kadar düşük olabilseydi.” Diyaloğunu Bourdieu’nun kültürel sermaye ve sembolik şiddet kavramları üzerinden okumak mümkündür. Aydın, okumuşluğu, tiyatrocu geçmişi ve entelektüel birikimiyle yani kültürel sermayesiyle hayata sorgulayıcı, şüpheci ve yukarıdan bakmaktadır. Bu sebeple mevcut duruma yaklaşımı Köyde hocalık yapan Hamdi’den daha entellektüeldir. Hamdi ise köy hayatında yoksulluk gibi zorlu bir ekonomik mücadele vermiş ve daha vicdan temelinde olaylara yaklaşmaktadır. Aydın’ın bu söylemi Hamdi’yi Sembolik olarak “cahil ve kendini kandıran” damgalamasına maruz bırakmaktadır. Aydın; odasında gazetede köşe yazıları yazan, evli, kız kardeşi ile yaşayan, yardımcıları bulunan ancak yalnız bir adamdır. Bu yalnızlık onu köşe yazılarının dışındaki dünyaya yabancılaştırmıştır. Nihal genç yaşta kendisinden yaşta büyük biri ile evlenmiş elinde yalnızca yardım ve hayır işleri bulunan yalnız ve yıllarını boşa geçirdiğini düşünen ancak kolaya kaçmayı seçen bir kadındır. Bu iki karakteri Gramsci’nin "Geleneksel Aydın" ve "Organik Aydın” kavramları ile açıkladığımızda Aydın, kültürel sermayesi ve gelenekselliğe
Film
Kış UykusuNuri Bilge Ceylan · Doğan Kitap · 044 okunma
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 13:39
Soygun ... Bir İskender Pala eseri ... Kitap bize karakterleri tanıtarak başlıyor. Aslan , Porsuk , Ceylan , Bukalemun , Tuti... Ancak hiçbirisi kendi gerçek ismini kullanmıyor ve bu isimleri içselleştirmeleri bekleniyor. Hepsi aslında soygunun bir parçası. Peki soygun ne için ? Buradaki soygun kaşıkçı elmasın çalınması elbette ancak hırsızlığın sadece maddi şeylerden değil vicdandan,aşktan,ihtiraslardan da olabileceği muntazam bir şekilde kurgulanmış. Soygun ,Vaka-i Hayriye yani Yeniçeri Ocağının kaldırılmasının ardından devam eden süreçte ilerliyor. Burada karşımıza dönemsel olaylar da sunulmakta ancak derine inilmeden ve bir tarih kitabından ziyade edebi tatla okura sunulmakta. Eserde Mora İsyanı,Yunan Ayaklanması , Navarin Faciası işlenen konulardan. Ve yine o dönemde Türklerindir mezarlardan çıkarılan kemiklerin yakılması tüyler ürperticiydi. Toparlayacak olursam tarih , polisiye ve aşkın harmanlanmış haliyle oluşturulan tarihi bir kurdudur. Herkese keyifli okumalar.
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,346 okunma
Karahindiba // #kitapyorumu
10/10
·176 syf.··
2026 17. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 22:43
•Konusu • İlk 20 sayfasında yoğun duygusal betimlemeler okuduğumuz kitapta Sinan’ın sevgilisi Beste tarafından aldatılmasının ardından girdiği yoğun psikolojik bunalımın ardından karşısına çıkan iş fırsatıyla yaşadıklarını okuyoruz. Aldatılmasının ardından iş yerinden de istifa ettirilen Sinan’ın yaşadıkları hep üst üste gelir. En son bir iş ilanı ilgisini çeker. Zengin bir ailenin şoförlüğünden şirket işlerine, kişisel ihtiyaçlarından meme kanseri olan eşiyle tedavilerinde eşlik etmeye kadar yardımcı olacak, bir nevi hayatlarına ortak olacak biri arandığı ve sosyal hayatının da buna müsaade edebilecek biri olması yazıyordu. Sinan umudu olmayarak başvuru yaptı. Birkaç gün sonra Sinan’ı görüşmeye köşke çağırdılar. Sinan geldiğinde görüştüğü Kadir bey böyle birine en çok hasta olan eşi Ece için ihtiyacı olduğundan, birlikte bu süreci geçirirken yardımcı olabilecek nitelikli birini aradığını söyledi. Konuşma sonunda bu iş için Sinan’ın uygun olduğuna karar verip işe aldı. Kadir beyle görüşmeleri esnasında onlara servis yapan yardımcıları Ceylan, Sinan’ın dikkatini çekmişti. Günler ilerledikçe bu hissiyatın büyümesine şahit olacak gibiydi. Sinan köşkte çok keyifli zaman geçiriyor, her şeyin kendisine altın tepside sunulmasının şaşkınlığını ve mutluluğunu yaşıyordu. Bir yandan Ceylan’ın iç dünyasına girmeye çalışıyor, diğer yandan eşi Ece için harap haldeki patronu Kadir beye destek oluyordu. Sinan’ın köşkteki sefa dolu ve işine bağlılıkla geçen günleri Ece hanımın tedavisi için Milan’a gideceğinden iki gün önce yaşadığı olayla bozulur ve hüzün dolu günler onu karşılamaya başlar. Bununla birlikte hiç beklenmeyen olaylar Sinan’ı bulur. Sinan o olaylarla mücadeleye devam eder. Bir yandan kendi üzüntüsünü dindirmeye diğer yandan eşi için harap olmuş Kadir beye destek olmaya
KarahindibaMehmet Emin Güneş · Aya Kitap Yayınları · 20214 okunma