Ben pes ediyorummm
Öncelikle, bu kitabın basımında tüketilen kağıt, emek ve zamandan içtenlikle özür dilemek istiyorum. Çünkü ortaya çıkan şey; derinlikten, anlatı disiplininden ve edebi kaygıdan fazlasıyla uzak. Kullanılan sayfa sayısı gereksiz, karakterler yüzeysel, diyaloglar ise yalnızca boşluğu doldurmak için yazılmış hissi veriyor. Yazı dili son derece zayıf; üslup dağınık, anlatım ise özensiz. Samimi bir ricam var: Lütfen bu kitabı yayından kaldırın.
Abarttığımı düşünebilirsiniz fakat gerçekten değil. “Gerilim” etiketiyle sunulan bu metinde ne güçlü bir atmosfer var ne de okuru sürükleyen bir olay örgüsü. Karakterlerin iç dünyaları o kadar sığ ele alınmış ki, yer yer ilkokul kompozisyonlarını andırıyor: “Ne olmak istiyorsun?”, “Ailen ne iş yapıyor?”, “Ne oldun?” gibi yüzeysellikten öteye geçemeyen diyaloglar…
Okurken sürekli kendime aynı soruyu sordum: “Ben bu kitabı neden okuyorum?” Ve ne yazık ki hiçbir cevap bulamadım.
Betimleme yok denecek kadar az. Kurgu gelişigüzel ilerliyor; sanki yazar aklına gelen her şeyi herhangi bir estetik süzgeçten geçirmeden peş peşe sıralamış. Karakter çözümlemeleri yok, düşünsel bir derinlik yok, felsefî bir alt metin yok. Kelime dağarcığı son derece sınırlı. Dolayısıyla insan ister istemez şu soruyu soruyor: Bu kitabı değerli kılan şey tam olarak ne?
Bir de buna 450 TL verdiğimi düşününce hayal kırıklığım daha da büyüyor. Hatta bir noktada sorunun bende olduğunu düşündüm; gidip yorumları okudum. Fakat karşıma çıkan yorumların çoğu “yazlıkta okunur”, “çerezlik kitap” seviyesindeydi. Oysa mesele tam da bu: Edebiyat yalnızca vakit geçirmek için mi vardır?
Kitabı bitiren okuyuculara ayrıca saygı duyuyorum; ciddi bir zaman ve sabır harcamışlar. Fakat dürüst olmak gerekirse, bu kitap o emeği ve zamanı hak etmiyor.