Nil’in şiddetle akan suları ayaklarının ucuna dokunarak geçerken, çevresine bakıyordu. Belki de söyleyecek bir sırrı, emânet edecek en son bir sözü vardı.
Fakat kime söylemeli?
Irmak acımasız!
Ağaçlar duygusuz!
Bulutların arasında büsbütün kurtulmaya çalışarak ışığını yayan ay, kayıtsız!
"İlk kez olarak, başını kaldırıp kendisini kurtaracak bir ses, bir sedâ işitmek istiyordu. O sedâ ki bundan bir yıl önce kendisine, “Seni seviyorum,” demişti. İnsanın ömrünün sonundaki istekleri gibi, bu da gerçekleşemeyecek bir emirdi."