Ceylan

Ceylan
@ceylanmamay
. . .
24 Kasım 2005
271 okur puanı
Nisan 2022 tarihinde katıldı
Özgürlüğün Esiri
Puan vermedi·134 syf.··
2023 1. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2023 21:39
Narin ve ince bir yaprağın oradan oraya savruluşuna şahit olduğumuz Sergüzeşt, Kafkasya'nın güzeller güzeli Dilber'inin daha küçük bir çocukken esir olarak satıldığı evde insanlık dışı muamele görmesi ile başlayan, esaretin, insan ruhunun, gururunun, onurunun hiçe sayılıp, satılmanın verdiği yarayla, bu özelliklerin varlığını bile unutan insanlardan sadece bir tanesinin hikâyesine tanıklık ettiğimiz bir dram.. Dönemin kanayan yarasına parmak basmaktan çok, o yarayı sarmak için farkındalık yaratan Samipaşazade Sezai, Tanzimat Dönemi, batı tarzı, ilk realist roman denemesi olan eseri ile, gerçekten kalemi kuvvetli, sözleri etkili, düşence ve tespitleriyle aydın bir kişiliktir. Yıllar önce okuduğumda etkisinden çıkamamıştım, özellikle sonlara doğru vurucu olan bir kaç cümle, aklımdan çıkmamıştı hiç.. Tekrar hatırlamak isteğiyle okuduğumda, üzerine katarak daha büyük bir ilgi ve birikim ile, yer yer yazarın kendi düşüncelerini çok güzel bir şekilde ifade ettiği kısımlara dikkat çekerek okudum. Diyebileceğim; Gerçek aşkın, tutkunun, sevginin, merhametin, o sıcaklığını; iki farklı insanın, iki farklı hayatın birleşiminde bulmak... Mutlaka okunması gerekenlerden :)
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Bordo Siyah Yayınları · 201256,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kaçmayın!!!
10/10
·372 syf.··
Beğendi
·
2022 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2022 18:38
Toplum olarak gerçeklerden kaçmayı çok severiz. Zor bir engel gördük mü, onu yok saymak daha kolayımıza gelir. Ama bu sorunun yok olduğunu göstermez sadece ve sadece insanlığımızın, vicdanımızın, kalbimizin köreldiğini veya körelmeye başladığını gösterir. Büşra Sanay bu gerçeklerden kaçmamış ve nitekim kendi de kitabın kapağında belirttiği gibi ifade etmiş; " Kardeşini Doğurmak elini taşın altına koymaktan çekinmeyen bir kalemin ürünü..." Ensest nedir diye başlayalım, Ensest, aile içi yasak ilişki olmakla birlikte; her türlü, bedeni, ruhu, gururu, onuru yaralayan etik olmayan davranışı içerir. Cinsel çıkarlar için, çocuklar başta olmak üzere , güç üstünlüğü sağlanan bireylere karşı uygulanan, fiziksel ve ruhsal baskı bütünüdür. Büşra Sanay'ın "Ensest" gerçeğine, birçok alanında uzman kişilerle röportaj, sayısız yaşanmış olaylarla, tarafsız, objektif, mantıklı bir yaklaşımla, sonuçtan çok sebeple, nasıl çözebiliriz ile eğilmiş olduğunu görüyoruz. Okurken çok zorlandım, bazılarını ben sadece okuduğum halde kaldıramadım, çok uzun sürdü bitirmem ama gerçeklerden kaçarak da olmazdı. Sonuna kadar buz gibi gerçeklere maruz kalmalıydım. Zaten bu olanlar hep, biz, hepimiz gerçeklerden kaçtığımız için olmuyor muydu? Çocuklar benim hassas noktam olmuştur her zaman.. Bir çocuğun gülümsemesi ne kadar sevindirirse beni, gözünden düşen bir damla yaş da bir o kadar üzmüştür hep.. Ama hayat herkese aynı yüzüyle davranmıyor maalesef, bunu da nasıl bekleyebiliriz ki zaten.. Bazıları küçük bedenlerine öyle sorumluluklar yüklemek zorunda kalıyor ki, o "rutin" olarak nitelendirdiğiniz yaşamınızdan utanırsınız... Fazla uzatmayacağım çünkü bu konu edebiyatı yapılabilecek bir konu değil. Bir masal, roman, deneme, makale değil.. Sadece "gerçekler", vicdanı olan herkesin yüreğini yakan
Kardeşini DoğurmakBüşra Sanay · Doğan Kitap · 20188bin okunma
"Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine..."
10/10
·143 syf.··
2022 26. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2022 22:38
... Âdem ile başlar yolculuğumuz, varoluşun ilk adımı, kazanmak için kaybetmenin ilk kuralı, dibe vurduktan sonra göklere erişmenin ilk filizi... ❝Cennette hiç bir sarsıntıya uğramadan yaşayacak olan insanoğlu mu, yoksa ayağı kayarak yeryüzüne düşen ve orda âb-ı hayatı ararcasına karanlıklar arasında geçen, dünya çilesini çektikten sonra Tanrı'ya özlem duyan insan mı?❞ (s.10) ... "İnkar" kolaydır. "İnanç" ve "samimiyet" zordur. Ama "inanmaya davet etmek" daha zordur. Gaflette olanı uyarmak, uyandırmaya çalışmak... Temellendirmek yıkılmamak üzere Medeniyeti... Bir Nuh olması lazımdı, tüm bunların vücut bulması için.. ❝Her çağda, şartlar ne kadar ağır ve umutsuz olursa olsun inananlar için bir Nuh'un Gemisi vardır.❞ (s.38) ... Teslimiyet vardır. Öyleyse İbrahim vardır. İbrahim varsa "İnanç Aydınlığı" mutlaka vardır. Ateş bile, o vücutta yakacak bir şey bulamayınca, yanmayacak olan ya da zaten tek bir amaç için yanan bir kalp vardır. "Gerçek inanış" vardır. Ateş ancak yaratıcı ile arasında olan perdeyi yakar. Fani olmayana, ateş ne yapsın? ❝Ruh, nefsin ateşten arzularında yanmaz ve o narin kelebek kanatlarını andıran cevherini nefs ateşinden koruyabilirse insan kurtuldu demektir.❞ (s.54) ... Kölelik, esaret, hizmet adamlığı, zindana düşüşün ardından Hakikat Devletini kurma görevi kaderin bir ironisiydi. Güzel yüzlü Yusuf ise tüm zıtlıkları bünyesinde barındıran bir Hakikat elçisiydi. ❝Allah isterse, hükümdar da, Devlet de bir kölenin önünde eğilir.❞ (s.96) ...
Yitik CennetSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 202111bin okunma
Şili'nin Nazımı
8/10
·23 syf.··
2022 25. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2022 16:28
23 sayfalık ama 10 dk bile sürmeden bitirebileceğiniz çok farklı bir şiir kitabı... Hiç hafife almadan okursanız mutlaka o ince zekayı kavrarsınız ama her şeyden önce benim için bu mini kitabın değeri Pablo Neruda gibi bir adamı ilk defa bu sayede tanımak oldu. Merak edip hayatını, eserlerini vesaire inceledim ve devamında çokça Pablo Neruda okuyacağımdan emin oldum. Kısaca size de bahsetmek istiyorum. {Annesini küçük yaşta kaybeden Neruda, 10 yaşında şiir yazmaya başladı. Babası onu bu sevdadan vazgeçirmeye çalışsada başarılı olamadı. Gerçi Neruda'nın da şiirlerinden gelen gelirleri hep sallantılıydı. Şiirlerini önce yerel gazetelerde ve sonra ülkesi Şili'nin Başkenti olan Santigo'da yayınlanan dergilerde yayınladı. 20 yaşlarında Şili'nin en tanınmış şairlerinden olmayı başardı. Sonrasında kendisini tamamen şiire adayıp, aynı zamanda Asya'da ülkesini temsil etti. Evliliği için İspanya'da yaşamaya başladı. İspanya, Barselona kentinde konsolosluk yaptı. Orada tanıştığı arkadaşları sayesinde; radikal siyasete ve komünist partiye dahil oldu. Ve bu onu, komünizme yaklaştırdı. Şili'ye tekrar döndüğünde siyasete atıldı ve sol hükümeti savundu. Bu defa Şili'nin Meksika Başkonsolosu ve sonrasında Senatör olarak seçildi. Daha sonra çeşitli sebeplerden Senato'dan ihraç edildi ve tutuklanmamak için saklandı. Şili'de siyasi durumlar tekrar olumlu bir hâle dönünce evine dönebildi. Ve aynı zamanda Şili Cumhurbaşkanı'da seçildi. Ayrıca 1971'de Nobel Edebiyat ödülüne de layık görüldü.} Siyaset , aile ve aşk hayatını, şiirlerine ve yazdıklarına fazlasıyla yansıtmakla beraber, pek çoğu çok önemli konulara değinir. Kendisinin bir Nazım Hikmet hayranı olduğunu da es geçmeyelim. Hatta kendisi bir kongrede Nazım Hikmet ile ilgili; “Onun (Nazım Hikmet'in) yanında biz şair bile
Hayvanlar KitabıPablo Neruda · Yitik Ülke Şiir Kitaplığı · 2002227 okunma
Yaşıyor musunuz?
10/10
·60 syf.··
Beğendi
·
2022 24. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2022 22:57
Küçük, kara bir balık, herkesten farklı... Bir gün aklına başka yerleri keşfetmek, dünyayı görmek, denizde yüzmek fikri yerleşiyor. Ama bu öyle gelip geçici bir heves değil. Bu fikrini başta annesine daha sonra herkese açıklıyor. Ve sonra olanlar oluyor. Her kafadan farklı bir ses... Herkes düzenin çarkına uyum bekliyor fakat bir Küçük Kara Balık ilk defa döngüye uyum sağlamak istemiyor. Nitekim her döngü de, düzen sayılmaz :) “Her döngüyü düzen sandın, düzen öyle bir şey değil” diyerek Kaan Boşnak'a da selam çakalım. Kesinlikle basit bir çocuk masalı olduğunu düşünmüyorum. Düşünenler için çok derin anlamlar yatıyor. Öyle olmasaydı şayet, bir zamanlar ülkemizde ve hâlâ İran'da yasaklı kitaplar arasında olmazdı. Demem o ki, ilk olarak "çocuk masalı" olmadığı konusunda anlaşmamız lazım. Bununla birlikte, kitabımızın yazarı Samed Behrengi'nin şaibeli ölümü de hâlâ süregelen bir soru işareti... "Küçük Kara Balık" kisvesi altında verilmek istenen en güzel mesaj, kimsenin egemenliği ve baskısı altında olmadan, kendi hayallerimiz, düşüncelerimiz, çizgilerimiz dahilinde hayatımızı idame etmek hakkına sahip olduğumuzdur. ❝Her an ölümle yüz yüze kalabilirim. Ama yaşayabildiğim sürece ölümü karşılamaya gitmem gerekmez. Bir gün ister istemez ölümle karşılaşacağım; bu önemli değil. Önemli olan benim yaşamamın veya ölümümün, başkalarının yaşamını nasıl etkileyeceği....❞ Peki her şeyin daha farklı ve daha güzel yaşandığı bir dünya mümkün mü? Bunu Küçük Kara Balık'da soruyor... ❝Ben bilmek istiyorum; gerçekten de yaşamak dediğimiz şey şu bir avuç yerde yaşlanıncaya kadar dolaşıp durmaktan mi ibaret; yoksa dünyada başka şekilde yaşamak da mümkün mü?❞ En önemlisi "yaşadım" da diyebiliyor muyuz? İncelememi Nazım Hikmet ve Che Guevara'dan alıntı yaparak noktalamak istiyorum.
Küçük Kara BalıkSamed Behrengi · Can Yayınları · 202336,8bin okunma