Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Harika Bir Realist Eser
6/10
·134 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2024 20:09
Kitabın adı olarak SERGÜZEŞT Macera anlamına gelen bir kelimedir. Esaret konusunu işleyen ve bir paşazade ile cariyenin yakışıksız aşkını anlatan kitabın kahramanı Kafkaslardan getirtilen ve konaklarda halayık yapan Dilber’dir.Küçük bir çocukken Kafkasya’dan kaçırılan ve İstanbul’da zengin konaklara satılarak oradan oraya savrulan; hayatı aşk, hüzün ve ıstırapla yoğrulmuş Dilber’in hikâyesinin konu edildiği roman aynı zamanda sınıflı toplum yapısının çarpıklığını ve yarattığı hiyerarşiyi ve adı konulmamış kast sistemini anlatıyor.Konusu gerçek hayattan alınan bu eser, sosyal sınıflar arasındaki dengesizliğe dikkat çeken, terbiye, aşk, geleneklere gerçekçi bir yaklaşımla değinen, dönemin önde gelen edebi eserleri arasındadır.Toplumsal konuların eleştirildiği bu eser, Tanzmiat döneminin en ünlü eserlerinden birisi kabul edilir.Romanının incelemesi olarak ise dönemin toplumsal düşüncelerinden tamamen kopuk bir eser olmadığını ve olayların sonuçta yine 'kader' olgusuna bağlandığını görürüz. Sayfa sayısı olarak da sizi yormayacak bu eseri mutlaka okuyun derim,pişman olmayacaksınız...
Edebiyat
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Bordo Siyah Yayınları · 201256,4bin okunma
Özgürlüğün Esiri
Puan vermedi·134 syf.··
2023 1. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2023 21:39
Narin ve ince bir yaprağın oradan oraya savruluşuna şahit olduğumuz Sergüzeşt, Kafkasya'nın güzeller güzeli Dilber'inin daha küçük bir çocukken esir olarak satıldığı evde insanlık dışı muamele görmesi ile başlayan, esaretin, insan ruhunun, gururunun, onurunun hiçe sayılıp, satılmanın verdiği yarayla, bu özelliklerin varlığını bile unutan insanlardan sadece bir tanesinin hikâyesine tanıklık ettiğimiz bir dram.. Dönemin kanayan yarasına parmak basmaktan çok, o yarayı sarmak için farkındalık yaratan Samipaşazade Sezai, Tanzimat Dönemi, batı tarzı, ilk realist roman denemesi olan eseri ile, gerçekten kalemi kuvvetli, sözleri etkili, düşence ve tespitleriyle aydın bir kişiliktir. Yıllar önce okuduğumda etkisinden çıkamamıştım, özellikle sonlara doğru vurucu olan bir kaç cümle, aklımdan çıkmamıştı hiç.. Tekrar hatırlamak isteğiyle okuduğumda, üzerine katarak daha büyük bir ilgi ve birikim ile, yer yer yazarın kendi düşüncelerini çok güzel bir şekilde ifade ettiği kısımlara dikkat çekerek okudum. Diyebileceğim; Gerçek aşkın, tutkunun, sevginin, merhametin, o sıcaklığını; iki farklı insanın, iki farklı hayatın birleşiminde bulmak... Mutlaka okunması gerekenlerden :)
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Bordo Siyah Yayınları · 201256,4bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2020 22. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mart 2020 15:43
Beğenerek okuduğum bir Türk klasiği. Geriye dönüp tarihe bakınca hiç yabancısı olmadığımız bir konusu var. Yine çalınan hayatlar, kısıtlanılan yaşamlar buna rağmen hürriyete doğru yılmadan verilen mücadele... Keyifli okumalar...
Tarih
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Bordo Siyah Yayınları · 201256,4bin okunma
8/10
·134 syf.··
2020 6. kitabı
Lise öğrencisiyken, edebiyat öğretmenimin tavsiyesiyle okuduğum kitaptı. Kitabın içeriği, yıllar geçsede akılda kalıcılığını koruyor. Kitabın dili ağır değildi. Aksine olabildiğinde anlaşılır bir Türkçe vardı. Bugünün okuyucusunu zorlayan husus çok uzun betimlemeli cümleleridir. Bir sayfaya yakın bir cümle mevcuttu kitapta. Yine de bunu dönemi için değerlendirdiğimde çok büyük bir kusur gibi görmedim, ayrıca bence o cümleler bile bir sanat ürünüydü. Ve yine o cümleler bile sürükleyiciliği kesmiyordu. Batıya hakim olduğu belli yazarın, o yüzden bir övme stili olarak Romalıları görüyorduk hep, "bir Roma imparatoruna özgü heybetle..." yine betimleme olarak, "azim ve dayanıklılığı gösteren kırmızı yüzü ile Romalıları andırırdı." Okurken bir ara nedir bu Roma sevdası dediğim doğrudur... Üslubunu severek okudum ama hikaye olarak da tatmin ediciydi. Realizm akımına geçiş romanı olarak kabul edilir zaten. O yüzden de okuduğunuz aşk size yapmacık gelmiyor. Olaylarda, dramlarda gerçekçilik hakimdi. Köleliğin dramı iyi yansıtılmıştı ve acılar size hissettiriliyordu. Hikaye gerçekten hüzünlü ve derindi. Karakterimizin dramına çok güzel yer verilmişti. Onun anne özlemini derinden hissettirdi. Aşağılanırken kırılan kalbini görebiliyordunuz. Sevdiğine olan özlemini kalbinizde hissedebiliyordunuz ve o çaresiz kalıp Nil nehrine bakarken, siz de o çaresizliği sızı olarak hissediyordunuz. Kitap sadece kötü sonla bitmiyordu, baştan sonra hüzünlü bir hikaye mevcuttu. Bu yüzden mutlu sonla bitmesini içten içe arzu ediyor ve, "hayır Dilber, atlama," diye düşünüyordunuz. Romanda bu kadar yeniyken böyle bir eseri ben başarı saymak zorundayım. Kusurlarına rağmen bugün hala severek okunuyorsa zaten sanıyorum asıl başarı budur. Klasiktir, sıkıcıdır ön yargısını bir kenara bırakıp okunmalı.
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Bordo Siyah Yayınları · 201256,4bin okunma
Bir aşk cinayeti...
10/10
·144 syf.··
2020 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2020 18:13
Herkese selaamlaaaar. Nasılsınız güzel insanlar iyi misiniiiiz? Dilerim iyisinizdir. Bugün karşınıza çok ama çok etkilendiğim ve yeri bende hep ayrı kalacak bir eserle çıkıyorum, Sergüzeşt ile... • Yaşadığım duyguları tarif etmem ne çok zor, ne de çok kolay. İnanılmaz bir hayatı ve inanılması güç bir aşkı okudum. Bir esirin zorlu başlayan hayatının, bir başka efendiye satılmasıyla tamamen değişen hayatının ve aşkının nelere sebep olabileceğini açıkça görüyoruz. Eserin alt metninde ise bir doğu-batı çatışmasını görüyoruz. Batılı insanların, doğulu insanlara hor davranışlarına, onlara tepeden nasıl baktıklarına şahit oluyoruz ve elbette hırs, şehvet, güç gibi kavramlarının esiri düşmüş bir batı tarafını görüyoruz. Çok üzüldüğüm, yeri geldiğinde çok sevindiğim anlarım oldu okurken. Benim için özel kalacak bir Türk klasiği oldu. Ayrıca bir kitaptan ziyade, bir film izlemiş gibi hissettim kendimi. Çok akıcı ve anlaşılır bir eserdi. Gerçek aşkı, sevgiyi, saf masumiyeti okumak, görmek isterseniz deneyin diyorum. Tavsiyemi de sizlere sunuyorum. Dilerim beğeneceğiniz, faydası dokunacak bir yorum olmuştur. Hepinizi çok seviyorum, iyi ki varsınız güzel insanlar... Yeni kitaplarda görüşmek dileğiyle, hoşçakalınnn.
Edebiyat
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Bordo Siyah Yayınları · 201256,4bin okunma
Puan vermedi·134 syf.··
2021 20. kitabı
Kitap, Dilber'in Kafkasya'da başlayıp Mısır'a kadar uzanan hüzün dolu sergüzeştini anlatır. Sezai, esaret konusu etrafında Celal bey ile halayık Dilber'in tertemiz aşkını etkili bir şekilde bizlere aktarır. Sergüzeşt romanı, Tanzimat dönemindeki düşünce sistemini ve kölelik kurumunu eleştiriyor. Yazarımız esareti, hürriyeti, aşkı o kadar güzel anlatmış ki... Kitabın dili dönemine göre oldukça anlaşılır. Betimlemelere ve uzun cümle yapılarına sıkça yer verilmiş. Bir oturuşta bitirilebileceğiniz hüzünlü bir kitap. Keyifli okumalar.
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Bordo Siyah Yayınları · 201256,4bin okunma
9/10
·134 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2021 22:11
Sevgili Ayça'nın incelemesini okuduktan ( https://1000kitap.com/Aycovski/incelemeleri ) sonra merak ederek okuduğum Sergüzeşt, edebiyat tarihimizin romantizm akımından gerçeklik akımına geçişin ve tanzimat dönemi edebiyatı esintilerini taşısa da servet-i fünun dönemi edebiyatı eseri olarak kabul ediliyor. Okuduğunuzda fark edeceğiniz gibi özgürlükçülüğü savunan, dönemine göre oldukça güzel ve gerçekçi bir kurguya sahip. Kitapta: Uzun ve bol betimlemelerle dolu, duygusal ve derin cümleler okuyacaksınız. Yazıldığı dönemin toplumsal dinamiklerini başarıyla yansıtan ve o dönem dilini dikkate alarak okumanız gereken Sergüzeşt, sınıfsal farklılıklara rağmen yaşanan bir aşkın öyküsü. Türk klasikleri okumayı seviyorsanız pişman olmayacağınız ve okumanız gereken bir kitap. İyi okumalar.
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Bordo Siyah Yayınları · 201256,4bin okunma
Puan vermedi·134 syf.··
2021 1. kitabı
"Bak şu yıldızlar gecenin bu derin sükûneti içinde nasıl parlıyor. Ta şu ufkun üzerinde senin gönlüne bakan iki benzer yıldız düşündüklerini Zühre'ye söylemek için ufuklara doğru uzaklaşan iki beyaz güvercini andırmıyor mu? Bunlar güzel! Hepsi güzel! Fakat sen onlardan daha güzelsin..."
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Bordo Siyah Yayınları · 201256,4bin okunma
Sergüzeşt
8/10
·134 syf.··
2022 7. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2022 22:20
Türk Edebiyatında önemli bir yeri olan Sergüzeşt’i okudum. Kitap romantizmden realizme geçişin ilk edebi temsilcisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Realizmin ilk temsilcisidir ama addedildiği gibi tam bir geçiş romanıdır çünkü romantizmden izler de barındırmaktadır. Yazar Samipaşazade Türk edebiyatı açısından çok önemli bir isimdir keza batılı anlamda yazılan ilk romanlar onun kaleminden çıkmıştır. Zaten batılılık bu kitapta da yeterince işlenmiştir. Samipaşazade Sezai kitaba Sergüzeşt adını vererek isabetli bir başlık belirlemiştir. Anlatılanlar acıklı bir aşk macerasına dönüşse de aslında bir cariyenin (esir) başından geçen acıklı olaylardır. Olayları uzun uzadıya anlatan yazarın betimlemeleri oldukça uzundur. Bu anlatım her ne kadar süslü görünse de yazarın dili sadedir aslında. Uzun cümleler bize Türkçe’nin ne kadar zengin bir dil olduğunu göstermektedir ancak ne yazık ki Arapça ve Farsçadan oldukça etkilendiğimiz gerçeğini de unutmamak gerekmektedir. Konuya gelecek olursam, satın aldığım ve okumaya karar verdiğim kitapları kesinlikle konusuna göre seçmen hatta konusuna asla bakmam. Beni ilgilendiren yazarın anlatım gücü ve konuyu işleyişidir. Son günlerde Türk edebiyatına yönelme amacım öz kaynağımızı keşfetme arzusudur. Bir süre daha sadece Türk edebiyatı okumaya devam edeceğim gibi duruyor. Nitekim bu kitap da geçmişteki kültürümüzün olumsuz yönlerinden biri olan kadın esir/cariye medeniyetsizliğini bize göstermektedir. İslamiyetin yoğun yaşandığı bu dönemdeki cariye meselesi hatta sınıf ayrımcılığı ciddi bir tutarsızlık olarak durmaktadır. İşte tam bu da bu konuyu eleştirmektedir Samipaşazade. Anayurdundan koparılan gencecik bir yavrunun gurbet ellere gelerek oradan oraya satılması ve bunlar olurken başına
Edebiyat & Roman
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Bordo Siyah Yayınları · 201256,4bin okunma
7/10
·134 syf.·
2021 9. kitabı
Uzun zamandan beri okumayı düşündüğüm kitaplardan biriydi Sergüzeşt. Sanırım bundaki en büyük pay, kitabın içeriğinden ziyade dikkatimi celbeden ismiydi kitabın. Yazar kitaba "serüven" veya "macera" ismini verseydi, kuvvetle ihtimal okumak istemeyebilirdim :) Bu nedenle bir kez daha anladım ki, her zaman ve her yerde içerikle birlikte kapak-sunum da çok önemli bir konu. Yazarımız Sami Paşa'nın oğlu olan Sezai Reis, bu romanında Osmanlı döneminde yaşanan esir (halayık) konusunu bir aşk mecarası ile bütünleştirerek ele almış. Kitabın ana karakteri Dilber. 12 yaşında çalımsız bir Çerkez kızı olarak giriş yapıyor romana. KAfkasya'dan İstanbul'a esir olarak getirilmiş. Esirci tarafından bir kaç aileye satılıyor. Hizmet ettiği ilk ailedeki kadın despot bir hanım. Diler'e çok eziyet ediyor. Dilber evden kaçmaya teşebbüs etse de, yine ait olduğu eve dönmek zorunda kalıyor. Bu esnada 12 yaşında daha bir çocuk olan Dilber çocukluğunu bile yaşayamıyor. İlerleyen zamanlarda Dilber önce esirciye geri iade ediliyor. Esirci Dilber'i yetiştiriyor, eğitiyor ve daha sonra çok daha yüksek bir ücrete başka yeni bir aileye satıyor. Bu yeni aile Mısırlı zengin bir aile ve evin hanımı eski hanıma göre daha vicdanlı, Dilber'e eziyet etmiyor. Bunun asıl nedeni ise, kendisini çok yukarıda görmesi ve bir halayık parçası ile muhatap olmak istememesinden kaynaklanıyor aslında. Gel zaman git zaman Dilber büyüyor, serpiliyor, güzelleşiyor. Evin bir de oğlu var. Dilber'in yaşlarında. Önceleri düşünmese de, Dilber'le olan etkileşimleri sonrasında önce Dilber'in kendisine aşık olduğunu öğreniyor, sonrasında da kendisi de gönlünü Dilber'e kaptırıyor. Bunu öğrenen anne ve babası ise bu durumu asla kabullenmiyorlar ve Dilber'i evden kovuyorlar, esirciye geri teslim ediyorlar. Bunun üzerine evin oğlu
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Bordo Siyah Yayınları · 201256,4bin okunma

Yazar Hakkında

Samipaşazade SezaiYazar · 18 kitap
Sami Paşazade Sezai (Osmanlıca: سامى باشا زاده سزائى), (d. 1859 İstanbul - ö. 26 Nisan 1936 İstanbul) Türk realist öykücü, romancı.rnrnTürk Edebiyatının ilk gerçekçi romanlarından birisi olma özelliğiyle edebiyat tarihinde büyük önem taşıyan “Sergüzeşt” adlı romanın yazarıdır. Türk edebiyatında modern kısa hikâyenin kurucularındandır. Yaşamı 1859 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Tanzimat devrinin ileri gelen isimlerinden, Osmanlı Devleti’nin ilk Maarif Nazırı (Eğitim bakanı) Abdurrahman Sami Paşa ile Paşa’nın ikinci eşi olan Dilarayiş Hanım’ın oğludur. Babasının Taşkasap, Taşkasap’taki konağında özel öğrenim gördü. Konaktaki eğitim yıllarında Farsça, Arapça, Fransızca, Almanca; daha sonra Londra’da görev yaptığı yıllarda İngilizce öğrendi. Yirmi yaşına kadar resmi bir görev almayıp, edebiyat konusundaki bilgilerini artırmayı tercih etti. “Maarif” başlıklı ilk yazısı 1874 yılında “Kamer” adlı gazetede yayımlandı. 3 perdelik bir piyes olan “Şir” isimli ilk eseri 1879’da yayımlandı. 1880'de, ağabeyi Abdüllatif Suphi Paşa’nın başında olduğu Evkaf Nezareti Mektubi Kalemi’ne memur oldu. Babasının ölümünden sonra da Londra elçiliği ikinci kâtipliğine atandı. Orada kaldığı dört yıl boyunca İngiliz ve Fransız edebiyatlarını yakından izledi. 1885’te elçilik görevlerinin şapka giymesi yasağına uymadığı için elçilik kadrosu azledildiğinde İstanbul'a döndü, İstişare Odası’na memur oldu. Bu dönemde Latife Hanım ile kısa süren bir evlilik yaptı. 1885 - 1901 arasında İstanbul’da yaşadı ve edebi açıdan verimli bir dönem geçirdi. Abdülhak Hamit ve Recaizade Ekrem ile yakın dost oldu. 17-18 yaşlarında iken tanıştığı Namık Kemal ile sürekli mektuplaştı. Diğer Tanzimat yazarları gibi çok sayıda eser vermedi; bir roman, iki küçük hikâye kitabı, hatıra ve seyahat yazıları yazdı. 1888’de bir paşazade ile cariyenin aşk öyküsünü anlattığı Sergüzeşt adlı romanı yayımlayarak Şemseddin Sami, Namık Kemal ve Ahmet Mithat Efendi'den sonra Türk edebiyatının ilk romancıları arasına girdi. Alphonse Daudet'den “Jak” romanını Türkçeye çevirdi. 1891’de hikayelerini “Küçük Şeyler” adlı kitapta topladı. 1897'de İkdam Gazetesi'nde makaleler ve hikayeler yazdı. Bazı makale ve hikayelerini “Rumuzü'l-Edeb” (1898) adlı kitapta topladı.rnrnSergüzeşt romanı yüzünden göz hapsine alındığını düşünerek bundan kurtulmak için 1901’de Paris'e gitti ve 1908'de Meşrutiyet'in ilanına kadar da orada kaldı. Yurtdışına kaçışını Servet-i Fünun Dergisi’nde yayımlanan “1901‘e Ait Bir Hatıra” başlıklı yazısında anlattı. Paris’te Jön Türkler’le tanıştı; İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katıldı ve cemiyet içinde saygın bir yere geldi. Cemiyetin 15 Şubat 1902’de yayın hayatına başlayan "Şüra-ı Ümmet" adlı yayın organında Osmanlı Devleti politikalarını ve rejimini eleştiren yazılar yayımladı. Paris yıllarını “1901’den İtibaren Paris’te Geçen Seneler”, “Paris Hatıratından”, “Paris’te Yedi Sene” adlı yazılarında anlattı.rnrnII. Meşrutiyet’in ilanı üzerine İstanbul'a döndü ve Madrid elçisi olarak görevlendirildi. I. Dünya Savaşı başlayınca Madrid'den İsviçre'ye geçti, savaşın sonuna kadar burada kaldı. İspanya yıllarını “Gırnata ve El-Mescidü’l Camia: Elhamra” adlı iki yazıda, İsviçre’de geçirdiği zamanı “İsviçre Hatıratı” başlıklı yazılarında anlattı.rnrnMütareke devrinde 1921 yılında yaş haddi dolmadan hükümet tarafından emekliye sevkedildi ve İstanbul'a döndü.rnrnSon yıllarını Kadıköy’ün Mühürdar semtindeki evinde geçirdi. Çok sevdiği yeğeni İclal'in ölümü üzerine yazdığı mensur bir mersiye ile daha bazı nesir ve hatıralarını 1924’te yayımladığı “İclal” isimli kitapta topladı.rnrn1927'de kendisine Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kararıyla "Hidamat-ı Vataniyye" tertibinden maaş bağlandı. 26 Nisan 1936 tarihinde İstanbul'da zatürreden öldü. Cenazesi, Göksu’daki aile mezarlığına, yeğeni İclal’in yanına defnedildi. Edebi Kişiliği İlk eserini Namık Kemal etkisinde yazdığı “Şir” adlı eseri ile tiyatro oyunu alanında veren sanatçı; roman, hikâye, hatıra, sohbet, makale ve şiir ile üne kavuştu. Tek romanı olan Sergüzeşt, bütünüyle esaret konusunu işleyen ilk roman olarak edebiyatımızda yer aldı; cariyelik ve kölelik siteminin eleştirildiği roman, onun en ünlü eseri oldu. Besim Ömer Paşa tarafından Fransızca’ya çevrildi. Romanının getirdiği ünle hikâyeci yönü gölgede kalmış olsa da hikayecilik yönü çok güçlü bir yazardı. Küçük olayları konu alan hikâyeleri ile kısa hikâye türünü, Türk edebiyatına soktu. Tanzimat döneminin en genç yazarı olan sanatçı, “Küçük Şeyler” adlı kitabı ile Servet-i Fünun yazarlarını etkiledi. Namık Kemal’in etkisiyle bir çok hikayesinin dilini süsledi, uzun cümleler kullandı. Yazılarında romantizm ile realizmi birleştirdi. “Sanat için sanat” anlayışıyla eserler verdi. Konularını her zaman yerli hayattan seçti.