Kemal Bek

Kemal Bek

YazarÇevirmen
8.4/10
17 Kişi
·
40
Okunma
·
0
Beğeni
·
599
Gösterim
Adı:
Kemal Bek
Unvan:
Eleştiri ve çeviri yazarı
Doğum:
1946 İstanbul
1946’da İstanbul’da doğdu. 1972’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği görevine 1973’te Bolu’nun Mengen Lisesi’nde başladı (1973-75); Özel Darüşşafaka (1974), Özel Doğuş (1989-1990) ve Özel Ayazağa Işık liselerinde (1991-1997) çalıştıktan sonra, 1997’de emekli oldu. Koç ve Maltepe Üniversitelerinde “Türk Dili” ve “Çağdaş Türk Yazını”; Yeditepe Üniversitesi’nde “Türk Dili ve Edebiyatı” ve “Metin Çözümü Teknikleri” dersleri verdi. 2013’ten beriye yalnızca okumakla, yazmakla uğraşıyor.

Öğretmenlik yıllarında Yeni İstanbul gazetesiyle Yeni Ortam ve Milliyet Çocuk dergilerinde düzeltmen ve yazar; Meydan Larousse, Gelişim Hachette, Théma Larousse gibi ansiklopedilerde madde yazarı ve redaktör olarak çalıştı. Emekli olduktan sonra, Donkişot ve Bordo-Siyah yayınevlerinde editörlük ve redaktörlük yaptı.

Yazı yaşamına, 1969’da Yelken dergisinde yayımlanan eleştirisiyle başladı; Yelken, Soyut, Fikir ve Sanatta Hareket, Edebiyat Cephesi, Agora, Türk Dili Dergisi, Ludingirra şiir dergisi, Yaşasın Edebiyat, Varlık, Gösteri, Cumhuriyet Kitap, Virgül, Kitap-lık gibi dergilerde şiir, öykü ve roman eleştirileri ve kitap yazıları yayımladı. Özgür Yayınları’nda Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın tüm yapıtlarının yeni basımlarını ve Bordo Siyah Türk Klasikleri dizisinde çok sayıda Türk klasiğini günümüz diline uyarlayarak yayıma hazırladı.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
On yedisinden yetmiş yedisine, beyinlerinin lokasyonu kıç bölgelerine yakın olan, “kıymetlimsssssss” mottosuyla, kadınları kendilerine kul köle edeceğine inandıkları bir muskanın peşinde sürünen erkeklerin ibret dolu maceları…

(Öğğğğk yoruma gel).

Evet kötü bir yorum , sitemizdeki tartışmalarda bolca kullanılan anlamıyla “doyurucu “ değil.

Ama bir sor, yaptım ama niye yaptım?

Çünkü şuanda derdim yorum yapmak değil reklam yapmak. (Kitabı kötü niyetlerime alet edeceğim en Nuri Alço’sundan.)

Hem de subliminal falan değil gözünüze soka soka, vapur satıcıları gibi reklam yapacağım.( Erol Taş Kahkahamı da şu araya sıkıştırayım.)

Bunun yeri burası değil diyenlere, gelininin koyduğu eşyaların yerini bir türlü beğenmeyen kaynana zihniyetine sahip olanlara, üç numaralı deli Kadir bakışımı attıktan sonra bal dökmeye devam edeyim efenim…

Abilerimmmm… Ablalarımmmm… Ve her sivilcesinden mutluluk fışkıran ergenlerimmmm….( Şaka, şaka böyle tanıtmayacağım…)

Bir kitap okudum hayatım değişti diyenlerden misiniz? Çok mu uçtum ?

Peki, hanginiz okuduğumuz kitapların hayatımıza etki etmediğini savunabilir?

O zaman gelin daha çok kişinin kitap okumasına biz de yardım edelim.

Ve bu yardımda bırakın paradan söz etmeyi, hiçbir entel “mabadı” yerinden “abad” etmeyeceğime izci sözü de veriyorum.

( Homurdanmayalım kendi aramızda, sadede geliyorummmm.)

Bahsedeceğim şey Kaf dağının ardındaki bir şey değil bu sitede de birkaç kez üzerinde durulmuş.

Sizi GETEM’e ( Boğaziçi Üniversitesi Görme Engelliler Teknoloji Merkezi) gönüllü okuyucu olmaya davet ediyorum.

http://www.getem.boun.edu.tr

bu linki tıklayın, inceleyin ve kitaplara susamış insanlara yardım edin.

Çekinceleriniz olmasın kitap seslendirmek için öyle Kopenhag kriterleri falan yok.

Bizim milli , “Nefes Alsın Yeter Kriteri” kadar olmasa da çok kolay birkaç noktaya dikkat ederek rahatlıkla bir çoğumuz okuyabilir.

Unutma!!!

Sen gelmezsen, hep bir kitap eksik olacak…
Tezim icin okumustum felsefeyle bilimi bulusturmaya calisan bir yazar genel olarak ve kitaplari belli bir birikim gerektiriyor konuyla ilgili, yoksa sikilirsiniz...
Kitabı gece bitirip incelemesini de şimdi yapmak nasip oldu..

Kitap orta yaşlı dul bir kadının aşk öyküsünü anlatıyor, orta yaşlı dul bir kadının genç delikanlı ile olan aşkını. Yazar bir aşığın yaşayabileceği tüm duyguları ele almış ve akıcı bir üslupla  yazmış. Güzel okunabilecek bir kitaptı sonu değişik bitti, ben okurken kadının şizofren olduğunu her şeyin bir hayal olduğunu düşünmüştüm ama yazıldığı döneme daha uygun bir sonla bitti.

  Okuyacak olan tüm okurlara keyifli okumalarr
Akıl ve beyin arasında nasıl bir bağlantı bulunduğunu sorguluyor. Kitabın çok ağır bir felsefi dili var, okuması zor. Sıkıldım yani. Bu felsefenin en klasik tartışmalarından biridir. Çoğu bilim adamı akıl veya ruh diye tanımladığımız şeyin beynin biyolojik karmaşık bir fonksiyonu olduğunu, nasıl ki bilgisayarı programlayıp birşeyler yaptıra biliyorsak, yapay zeka kavramını oluşturduysak, zamanla beynin bu biyolojik fonksiyonunuda çözeceğiz diyerek insanın tamamen maddesel bir varlık olduğunu savunurken, bazıları aklın metafizik bir kavram olduğunu söylüyor.Tabi işin ucu Din meselesine de dokunuyor. Bu tartışma böyle sürer gider. Kitabı okumak beni bu konuda bir fikir sahibi olmayı bırakın, kafamı daha çok karıştırdı. Kitabın arka kapağında Akıl-Beyin ilişkisi nasıldır? vs. gibi soruların cevaplarını bulacaksınız falan klasik PR çalışması ama okuduğunuzda bi bakıyorsunuz o zamana kadar kim ne dedi, olayın çeşitli yönlerden analizi . Zaten bu tarz konularda cevap aramak anlamsız.
Romanda aşk,namus açlık,dogruluk gibi kavramlar uzerine kurlu bir felsefe bir teori pratik iliskisi ele alinmis. Roman olarak çok akıcı değildi diğer romanlarina nazaran. Ama yaşama karamsar bakan bir kişinin Edip Münir'in ahlakı ve toplumu yargılaşını felsefi tadla okuyacaksınız.

Yazarın biyografisi

Adı:
Kemal Bek
Unvan:
Eleştiri ve çeviri yazarı
Doğum:
1946 İstanbul
1946’da İstanbul’da doğdu. 1972’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği görevine 1973’te Bolu’nun Mengen Lisesi’nde başladı (1973-75); Özel Darüşşafaka (1974), Özel Doğuş (1989-1990) ve Özel Ayazağa Işık liselerinde (1991-1997) çalıştıktan sonra, 1997’de emekli oldu. Koç ve Maltepe Üniversitelerinde “Türk Dili” ve “Çağdaş Türk Yazını”; Yeditepe Üniversitesi’nde “Türk Dili ve Edebiyatı” ve “Metin Çözümü Teknikleri” dersleri verdi. 2013’ten beriye yalnızca okumakla, yazmakla uğraşıyor.

Öğretmenlik yıllarında Yeni İstanbul gazetesiyle Yeni Ortam ve Milliyet Çocuk dergilerinde düzeltmen ve yazar; Meydan Larousse, Gelişim Hachette, Théma Larousse gibi ansiklopedilerde madde yazarı ve redaktör olarak çalıştı. Emekli olduktan sonra, Donkişot ve Bordo-Siyah yayınevlerinde editörlük ve redaktörlük yaptı.

Yazı yaşamına, 1969’da Yelken dergisinde yayımlanan eleştirisiyle başladı; Yelken, Soyut, Fikir ve Sanatta Hareket, Edebiyat Cephesi, Agora, Türk Dili Dergisi, Ludingirra şiir dergisi, Yaşasın Edebiyat, Varlık, Gösteri, Cumhuriyet Kitap, Virgül, Kitap-lık gibi dergilerde şiir, öykü ve roman eleştirileri ve kitap yazıları yayımladı. Özgür Yayınları’nda Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın tüm yapıtlarının yeni basımlarını ve Bordo Siyah Türk Klasikleri dizisinde çok sayıda Türk klasiğini günümüz diline uyarlayarak yayıma hazırladı.

Yazar istatistikleri

  • 40 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 48 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.