Ebru Ceylan

Örneğin bir bakkalın deneyimsiz müşterisini aldatmaması ödeve uygundur, çok alışverişin yapıldığı yerde zeki tüccar da bunu yapmaz, herkes için değişmez bir fiyat koyar, öyle ki bir çocuk, başka herkes gibi ondan alışveriş yapar. Dolayısıyla insanlara dürüstçe hizmet edebilir ancak bu, tüccarın bunu ödevden dolayı ve dürüstlük ilkesinden dolayı böyle yaptığına inanmamız için pek yeterli değildir; çıkarı gerektiriyordu bunu ama ayrıca sevgiden dolayı, birini diğerine fiyat konusunda yeğlemesi için müşterilerine doğrudan doğruya bir eğilimi olması gerektiği, burada düşünülemez. Demek ki eylem ödevden dolayı, ya da doğrudan doğruya eğilimden dolayı değil, sırf bencil bir amaçla yapılmıştır (Kant, 2002). •ahlak metafiziğinin temellendirilmesi, (felsefe tarihi sorunları)
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İyi isteme, etkilerinden başardıklarından değil, konan herhangi bir amaca ulaşmaya uygunluğundan değil, yalnızca isteme olarak yani kendi başına iyidir; ona kendi başına ele alındığında, onun herhangi bir eğilimin, hatta isterseniz bütün eğilimlerin topunun birden, lehine gerçekleştirebileceği her şeyden, karşılaştırılamayacak kadar yüksek değer verilmelidir (Kant, 2002 •ahlak metafiziğinin temellendirilmesi, (felsefe tarihi sorunları)
Herkesin kabul etmesi gerekir ki bir yasa ahlak yasası olarak geçerli olacaksa yani bir yükümlülük nedeni olacaksa mutlak zorunluluk taşımalıdır (...) yükümlülük nedeni burada insanın doğal yapısında ya da içinde bulunduğu dünyanın koşullarında değil, a priori olarak doğrudan doğruya saf aklın kavramlarında aranmalıdır (Kant, 2002). •ahlak metafiziğinin temellendirilmesi, (felsefe tarihi sorunları)
yetişkinlerde yakın ilişkilerde üç bağlanma stili tanımlanmıştır: güvenli, kaçınmacı ve kaygılı. Bu bağlanma stilleri ilişkilerin nasıl algılandığı ve ne kadar başarılı oldukları ile ilişkilidir. Araştırmalara göre, ilişkilerindeki bağlanma tarzını güvenli olarak tanımlayan kişiler, sevgililerini mutlu, dostça ve güvenilir olarak nitelendirir ve kendileri ile partnerlerinin birbirlerinin kusurlarına tolerans gösterdiklerini belirtir. Kaçınmacı sevgililer mahremiyetten korkar, duygusal iniş çıkışlar yaşar ve sürekli olarak kıskançlık hissederler. Kaygılı sevgililer ise yoğun tutku ile birlikte aşırı kıskançlık yaşarlar. Kaygılı sevgililerin diğer bağlanma tarzlarına göre daha çok "ilk görüşte aşkı" rapor etmeleri, hissettikleri yoğun tutku durumunu ortaya koymaktadır. Günümüze kadar yapılan pek çok çalışma sonucu, güvenli bağlanmanın olumlu ilişki deneyimlerine neden olduğunu, kaygılı ve kaçınmacı bağlanmaların ise daha olumsuz ilişki sonuçlarına neden olduğunu göstermektedir. Araştırmalar, kaygılı bireylerin güçlü çatışmalarla dolu ilişkilere sahip olduğunu göstermektedir. Kaygılı bağlanma tarzına sahip olan bireyler, yaklaşan ayrılıklara karşı yoğun stres hissederler, ayrılığı geciktirmek veya durdurmak için tasarlanmış eylemlere girişebilirler. ancak gerçekte bu gerçekleşmeyecektir. Buna göre kaygılı bireyler, partnerlerine bir çocuğun benzer koşullar altında ebeveynine yaptığı gibi yapışacak, takip edecek ve onlara ulaşmanın yollarını arayacaktır. Bu durum, özellikle ilişkiye yönelik ayrılma gibi tehditlerin olduğu durumlarda bağlanma tarzlarının devreye girdiğini göstermektedir. Yetişkin bağlanma tarzları ile yakın ilişkilerde güven hissi arayış arasındaki ilişkilerde ise güvenli bağlanma tarzına sahip bireyler için ilişkinin temel amacı, samimiyeti korumak veya
Tutkulu aşkın bir tür delilik hali olarak görüldüğü kültür ve tarihsel dönemlerde, tutkulu aşk insanların garip veya toplum tarafından kabul görmeyen şekillerde davranmalarına neden olan bir tür zihinsel dengesizlik olarak anlamlandırılabilir. Bu tarz durumlarda da evliliğin ön koşulu olarak kabul gören günümüz yaygın anlayışının aksine evlilikler için bir engel olarak görülebilir. Tutkulu bir aşık yerine arkadaşça aşk hisseden bir kimse evlenmek için daha iyi bir aday olarak değerlendirilebilir. Arkadaşça aşk hayatları bizimle iç içe olan kişilere karşı duyulan yakınlık, sevgi ve şefkat olarak tanımlanmaktadır. Tutkulu aşkın tersine, arkadaşça aşk daha az güçlü duygusal bir etkileşime sahiptir; genellikle daha sakin ve sükunetlidir. Arkadaşça aşkta, genellikle kişiler aşık oldukları kişileri ruh eşi, özel biri, hayat arkadaşı veya yoldaşı olarak algılamaktadır. Bu tür bir aşk, kişilerin yüksek düzeyde karşılıklı anlayışını, birbirlerine yönelik ilgisini ve birçok durumda ilişkiyi başarılı kılmaya ve sürdürmeye yönelik bir taahhütü ifade eder. Eşine karşı arkadaşça aşkı yüksek olan biri genellikle "eşim en iyi arkadaşım" gibi ifadeler kullanabilir. Bu tür aşk, genellikle insanları yeni bir ilişkiye başlamaya motive eden şeyden farklıdır, daha çok kişileri uzun vadeli bir evliliğin veya ilişkinin başarısı için motive etmektedir. •sosyal psikolojiye giriş ll