Cermen lideri Alaric, Batı Roma'nın halkına yerleşebilecekleri bir arazi vermemesi üzerine Roma üzerine yürümüş. Şehirleri bir bir geçip Roma'ya kadar gelmiş ve kamp kurup şehri kuşatmış. Bir süre sonra Roma'da kıtlık ve hastalığın ardından sokaklar cesetlerle dolmaya başlamış. Roma senatosu Alaric'e bir elçilik heyeti göndermeye karar vermiş. Elçiler Cermen liderin yanına gelip Roma barışa olduğu kadar savaşmaya da hazırdır ona göre deyince Alaric müstehzi bir gülüşle mukabele etmiş ve Kuşatmayı ancak şehirdeki bütün altın, gümüş ve menkul kıymetlerin teslimi ile Cermen kölelerin serbest bırakılmasından sonra kaldırılacağını söylemiş. Elçilik heyeti bize ne kalacak deyince de 'hayatlarınız' diye cevaplamış. Roma allem etmiş kallem etmiş para konusunda bir orta yolu bulmuş ve anlaşmışlar. Şehirdeki altın ve gümüşten yapılma heykelleri eriterek parayı ödemişler.Tabii Cermen halklarından mebzul miktarda nefret eden Romalılarla Alaric'in arası yeniden bozulmuş. Gözü kara Cermen lider bu sefer lamı cimi yok diyerek askerleriyle beraber Roma'ya girmiş. Askerlere verilen öldürme, yakma, yıkma izni ile şehir bir güzel yağmalanmış. Hadiseler cereyan ettiğinde tarihler miladi 410'u gösteriyor. Cermen lider Alaric gözünü tahıl ambarı Afrika'ya dikmiş ama bu topraklara girmek nasip olmadan ölmüş. Alaric'in askerleri komutanlarını bulunmasın diye nehrin altına gömmüşler. Önce nehrin yatağı değiştirilmiş ceset gömülmüş ve nehir tekrar eski haline getirilmiş. Bu işlemi gerçekleştiren işçilerin hepsi daha sonra öldürülmüş. İşte bu Cermen lider Alaric Batı Roma İmparatorluğunun yıkılmasının müsebbibiymiş.