“Sıkıca bastırdığı düşünceleri ve duygularını serbest bırakıyordu. Geçmişin görüntüleri ve hatıraları yüreğini parçalara ayırsa da artık dayanabileceğini hissediyordu. Bunca zaman duygularını dizginlemek adına çok fazla enerji harcadığına bakılırsa, hepsi hala derinlerinde varlığını korumuş olmalıydı. Bundan sonra geçip gitmelerine izin vermeliydi. Bir süre daha ağlaması gerekiyorsa ağlamalıydı. Ardında bırakmaya devam ettikçe, geçmişini düşünse de artık gözyaşı dökmediği günler gelecek ve o zaman ellerini uzatarak şimdiki anını kucaklayacak, tüm gücüyle ona sıkıca tutunacaktı.”
“Herkes anı yaşa der ya… Söylemesi kolay,anı yaşamak ne demek ki? Esasen anı yaşamak, şu anda yaptığımız şeye tüm kalbimizi vermemiz demektir. Nefes alırken sadece soluğumuza, yürürken sadece adım atmaya, koşarken sadece koşmaya odaklanmak demektir. Her seferinde tek bir şeye odaklanmak yani. Geçmişi ve geleceği unutmak.”
“Yalnızca nefes almanın güzelliğini hissedebildiğim ufak bir zamana, günde bir saatliğine ya da on dakikalığına da olsa, hayatta olduğum için bunu hissedebiliyorum diye düşünebileceğim bir zamana sahip olsam, yeter.”