"sevmeyi özledim biliyor musunuz?
kayıtsız şartsız bir gülüşü.
olur olmaz yerde ağzıma bir öpücüğün konmasını.
bir doğruya sevinmekten çok bir saçmalığa gülümseyebilen hoşgörüyü.
‘nerde kaldın’ ayazını değil, 'hoş geldin’ iyiliğini. hiçbir şeyle yatışmayan yürek telaşını.
kapı zilleriyle telefonlar arasında tükenmeyi. geceyi bir hayal hazinesine çeviren uykusuzluğu.
bir gövdenin önünde diz çökmeyi.
kendimi severek yürümeyi kalabalıkta.
'göğe bakma duraklarını’ özledim.
yağmuru kirpiklerinden içmeyi.
yumruk kadar bir yüreğe dünyayı sığdırma hünerini.
'sana sevinç verdiğim sürece ben buradayım’ zenginliğini özledim.
otel odalarının insanı bir yaprak gibi incelten kederini.
başka kentlere vuran rengini güneşin.
başka sokakların telaşıyla çoğalmayı.
dünyayı yudum yudum aşka çeviren yalnızlığı…"
Gözlerimi yumdum.
Babaannemin sözleri geldi aklıma:
'' Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak.
Kimi insanın yüreği karanlık, kimininki aydınlıktır.
Geceyle gündüz gibi!
Dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme,
herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğrama!
Kendini koru kızım,
insanlara karşı kendini koru! ''