❝ "Sen şımartılacak, narin bir şey değilsin." Adamın sesi, mevsimin ilk yağmuru kadar rahatlatıcıydı ve Signa Farrow, bu sesin teninde gezinişinden ürperdi. "Sen güneşten daha cesursun, Signa Farrow ve artık yanma vaktin geldi." ❞
Belladonna Türkçeye çevrilmeden önce de konusuyla kapağıyla çok merak ettiğim bir kitaptı, sanırım bu yüzden çok yüksek beklentilerle ve merakla başladım. Genel olarak güzel bir kitaptı ama bana biraz yüzeysel geldi, kurgu ve karakterler beni tam olarak içine çekemedi. Benden mi yoksa kitaptan mı kaynaklandığını anlayamadığım bir eksiklik hissettim, belki de beklentim çok yüksek olduğu için bana böyle gelmiştir.
Kitabın 1800'ler döneminde geçmesi kitaba çok güzel bir hava katmıştı, ana karakterler arasındaki iletişim ve kimyayı okumak da oldukça keyifliydi. Ayrıca yazarın dili sade ve akıcıydı o yüzden okuması kolaydı. Kitaptaki gotik ögeler beni çok tatmin etmiş olmasa da gizem güzel işlenmişti. Gizemin çözülme kısmı da tam kafama oturdu diyemem ama yine de beni şaşırtmayı başardı.
Genel olarak bakıldığında benim için en iyilerden olamasa da başarılı bir kitaptı, belki ben de çok yüksek beklentilerle okumasam daha çok sevebilirdim.
Kitabın sonu heyecanlı bitti bu yüzden ikinci kitabı Foxglove çevrildiğinde seriye devam etmeyi düşünüyorum, belki de ikinci kitap benim için o eksik kalan şeyi tamamlayabilir.