Ben, kraliçe ararlarken unutulmuş bir prensesim. Geçmişimin derinliklerinde Salome dans ediyor, hiç durmadan dans ediyor. Ah, nasıl bir dehşet! Ne büyük dehşet!
Zaman ve mekân algım cılızlaştı. Etrafımda bir sürü şey olup bitiyor ama gördüğüm, hareket halindeki bir arabanın camından dışarı bakarken gördüklerimden farksız. Bir şeylerin içinden akıp gidiyorum. Hikâyelere şahit oluyorum ama içlerinde kalamıyorum. Bir anlığına oradayım, hemen sonra yokum. Köksüzüm. İlk rüzgarda uçuverecek kadar bağlı değilim hiçbir yere. İki ayağımı basacak bir zemin yok sanki altımda.