Cheeco

Hazza Dair
Yaşlılarınız­dan bazıları hazları pişmanlıkla hatırlamakta, sarhoş­lukta işlenmiş kusurlar gibi. Oysa pişmanlık zihni cezalandırmaz, bulandırır. Hazlarını şükranla anımsamalılar, yaz mevsiminin ha­sadını anımsar gibi. Ama pişmanlık duymak rahatlatı­yorsa onları, o zaman bırakın rahatlasınlar. Aranızda ne genç olup arayan ne de yaşlı olup anım­sayanlar var; aramaktan ve anımsamaktan duydukları korkuyla tüm hazlardan uzak duruyorlar, ola ki ruhu ihmal etmiş, ruha karşı kusur işlemiş sayılırlar diye. Fakat onların bu vazgeçişlerinde bile haz var. Böy­lelikle onlar da bir hazine bulur, toprağı titrek elleriyle kök aramak için eşeleseler bile.
Sayfa 39 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Duaya Dair
Sıkıntıya ve dara düşünce dua ediyorsunuz; keşke sevinciniz doruklarda olduğunda ve bolluk günlerinizde de dua etseniz. İçinizin karanlığını evrene dökmek rahatlatıyorsa sizi, yüreğinizde doğan güneşi dökmek de sevindirecektir.
Sayfa 36 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Konuşmaya dair
Yüreğiniz yalnızlığında barınamaz olunca da dudaklarınızda yaşarsınız ; bir oyalanma ve eğlence olur ses. Konuştuklarınızın çoğunda, düşünce yarı yarıya katledilir. Çünkü enginlerin kuşudur düşünce, kelimelerin kafesinde kanatlarını açsa da uçamaz. Aranızda yalnız kalmak korkusuyla konuşkan insanları arayanlar var. Yalnızlığın sessizliği kendi çıplak özlerini gösterir onlara, bundan kaçarlar. Konuşanlar var, konuşup, bilmeden ve öngörmeden kendilerinin de kavrayamadığı bir hakikati ortaya çıkaranlar. Bir de hakikati içlerinde taşıyıp da kelimelere dökmeyenler var. İşte bunların bağrında ritmik bir sessizlik içinde yaşar ruh.
Sayfa 33 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Dostluğa Dair
Dostunuz ihtiyaç duyduğunuzda yanınızda olandır. Sevgiyle ektiğiniz ve şükranla biçtiğiniz tarlanızdır. Sizin sofranız, ocağınızın başıdır. Çünkü açken ona gelir, huzur için onu ararsınız. Dostunuz fikrini söylerken aklınızdan geçen “hayır”dan korkmaz, “evet”i kendinize saklamazsınız. O sustuğu zaman da yüreğiniz onun yüreğini dinlemekten geri durmaz. Çünkü dostlukta bütün düşünceler, bütün arzular, bütün beklentiler söz söylenmeden ve övgüsüz bir sevinçle doğar ve paylaşılır. Dostunuzdan ayrıldığınızda üzülmezsiniz. Çünkü onun en sevdiğiniz yanı o yokken iyice belirginlik kazanır, tıpkı dağcıya dağın ovadan daha belirgin görünmesi gibi. Dostlukta ruhu daha da derinleştirmekten başka bir amaç olmasın. Çünkü kendi sırrına ermekten başka amaç güden sevgi, sevgi değil ileriye atılmış bir ağdır; bu ağa sadece yararsız şeyler takılır. Siz de en iyi yanlarınızı dostunuza ayırın. Eğer moralinizin bozuk olduğunu bilmesi gerekliyse dostunuzun, bırakın yüksek olduğunu da bilsin. Dostunuz ne içindir ki onu zaman öldürmek için arayasınız? Onu hep yaşanası zamanlarla arayın. Çünkü o sizin ihtiyacınızı karşılamak için vardır, boşluğunuzu doldurmak için değil. Hoşluğunda dostluğun kahkahalar çınlasın, zevkler paylaşılsın. Çünkü küçük şeylerin şebnemiyle sabahına erip tazelenir yürek.
Sayfa 31 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Öğretmeye dair
Hiç kimse bilginizin şafağında yarı uykuda beklemekte olan dışında bir şey bildiremez size. Öğretmen, bilgeliğinden değil, inancından ve şefkatinden verir. Gerçekten bilgeyse, sizi kendi bilgelik evine girmeye çağırmaz, kendi aklınızın eşiğine götürür. Gökbilimci size uzayı nasıl kavradığından söz edebilir, ama kendi kavrayışını size aktaramaz. Müzisyen size bütün uzaydaki ritmin şarkısını söyleyebilir, fakat size ritmi yakalayan kulağı ve yankılayan sesi veremez. Sayılar biliminde hünerli birisi size ağırlık ve ölçü diyarlarından söz edebilir, fakat sizi oralara götüremez. Çünkü bir insanın bakışı kanatlarını bir diğerine ödünç veremez. Tanrı katında her biriniz tek tek bilindiğiniz gibi, Tanrı'ya ilişkin bilginizde ve dünyayı kavrayışınızda da her biriniz tek başınıza olmak zorundasınız.
Sayfa 31 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Reklam