📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir hayatın bir daha dönmemek üzere alışıldık yönünden saptığı kritik anların sert ve çarpıcı bir dramatikliği olduğuna ve insanın ruhunda içten içe şiddetli bir kaynama oluştuğuna inanmak hatadır. Kafalarının içi bir bulvar gazetesine benzeyen ayyaş gazeteciler, projektör ışığı meraklısı film yapımcıları ve yazarların hazırlayıp sundukları zevksiz bir masaldır bu. Aslında hayata yön veren olayların altında çoğunlukla inanılmaz derecede sessiz bir dramatiklik gizlidir. Patlamaya, yükselen alevlere ve yanardağın lav püskürtmesine o kadar benzemez ki, yaşandığı anda o deneyim çoğu kez fark edilmez bile. Devrimsel etkisini ortaya çıkarırken ve hayatın bambaşka bir ışığa bürünüp yepyeni bir melodiye kavuşmasını sağlarken, sessizce yapar bunu; ve bu muhteşem sessizlikte yatar onun asıl soyluluğu.
Bir şeyle vedalaşabilmek için, diye düşündü tren hareket ederken, öyle bir karşı durmalıyız ki o şeye, içimizde bir mesafe oluşsun. Onu kuşatan dile getirilmemiş, müphem tabiiliği, bizim için ne anlama geldiğini gösterecek bir berraklığa çevirmeliyiz. Bunun da anlamı, o şeyin somutlaşıp açıkça görülebilir dış hatları olan bir şeye dönüşmesidir.
Hala vazgeçebilirdi. Saat sekize çeyrek kala Kirchenfeld Köprüsü'nden geçer, lise binasına girer ve bir hikaye uydurup gizemli yokluğunu unutturursun, bu onun gülünç görünmesine neden olsa da zaten olay bu kadardı, kendisinden de beklenecek bir şeydi. Kendi iç dünyasında yirmi dört saatten daha kısa bir sürede kat etmiş olduğu o devasa mesafeden hiç kimsenin haberi olmazdı.