📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir süre sonra büyük bir kurtuluş yaşamak üzere olduğunu kavradı; kendine koyduğu bir sınırlamadan, hem kendi adından hem de müzede dalgın dalgın bir salondan ötekine giden babasının ağır adımlarından yansımış olan bir yavaşlıktan ve ağırlıktan kurtuluştu bu; okumadığı zaman bile miyop gözleriyle tozlu kitapların üzerine eğilen biri olarak beliren kendi portresinden kurtuluştu; planlı olarak tasarlamadığı, daha çok yavaş yavaş ve belli etmeden gelişen bir portreden; yalnızca kendi imzasını değil, bu sessiz ve müzelik insana tutunmayı ve onun yanında dinlenebilmeyi hoş ve rahat bulmuş olan pek çoklarının da imzasını taşıyan bir Mundus portresinden. Gregorius müzenin unutulmuş bir kanadında, duvarda asılı duran tozlamış bir tablodan çıkar gibi bu portreden çıktığını hissetti.
Yaşadığımız binlerce şeyden olsa olsa bir tanesini dile getiririz, onu da gelişigüzel ve hak ettiği özeni göstermeden yaparız. Dile getirilmemiş bütün o deneyimlerin arasında hayatımıza belli etmeden biçimini, rengini ve tınısını verenler de vardır. Bizler, ruhları araştıran arkeologlar olarak, bu hazinelere yöneldiğimizde, onların ne kadar dağınık olduklarını keşfederiz. İncelediğimiz şey, kımıldamadan durmak istemez, kelimeler yaşananın üzerinden kayıp gider, sonunda kağıdın üzerinde bir sürü çelişki kalır. Uzun zaman, bunun bir eksiklik, üstesinden gelinmesi gereken bir şey olduğuna inandım. Bugünse durumun başka türlü olduğunu düşünüyorum: Bu bildik ama yine de gizemli deneyimlerin anlaşılabilmesi için geçerli çözüm yolu, dağınıklığı kabul etmektir. Kulağa tuhaf geliyor bu, evet, hatta aykırı, biliyorum. Ama olaya bu açıdan baktığımdan beri ilk kez gerçekten uyanık ve hayatta olduğumu hissediyorum.
''Sunuşu böyle'' dedi kitapçı