Tektanrılı dinler, diğer tanrıları büyük bir tantanayla sahneden indirdi, fakat sonradan bunları arka kapıdan geri aldılar..
(Hazır Christmas demişken:)
Örneğin Hıristiyanlık kendi azizler panteonunu oluşturdu ve bunlar çoktanrılı dönemin panteonundan pek de farklı değildi.
Tanrı Jüpiter nasıl Roma’yı veya Huitzilopochtli Aztek İmparator- luğu’nu koruduysa, aynı şekilde her Hıristiyan krallığının da zorlukların üstesinden gelmek ve savaşları kazanmak için kendi koruyucu azizleri vardı.
İngiltere’yi Aziz George, İskoçya’yı Aziz Andrew, Macaristan’ı Aziz Stephen ve Fransa’yı Aziz Martin koruyordu.
Şehirlerin, kasabaların, mesleklerin hatta hastalıkların bile kendi azizi vardı. Milano şehrinin koruyucusu Aziz Ambroise, Venedik’inki ise Aziz Marko’ydu.
Eğer başınız ağrıyorsa Aziz Agathius’a, dişiniz ağrıyorsa Aziz Apollonia’ya dua etmeniz gerekiyordu.
Sevda düşüncesini içimden atmak,
Unutmak istiyorum o dilberi;
Ah, Maşa'dan kaçıp kurtulmak
Uçup gitmek bir kuş gibi!
Fakat beni tutsak eden o gözler
Her an karşımda duruyor
Gönlüm hep onları özler
Ruhum için için eriyor
Neler çektiğimi gel gör de
Maşa, acı bana, yan bana
Unutmam seni bir an bile
Sevgilim, inan bana...
Animizm hâkim inanç sistemiyken, insan normları ve değerleri hayvanlar, bitkiler, periler ve hayaletler gibi çok farklı yaratıkların görünüşünü ve çıkarlarını da dikkate almak zorundaydı. Örneğin Sakarya Nehri Vadisi’nde yaşayan bir avcı toplayıcı grup, çok büyük bir meşe ağacını, ağaç kızıp intikam almaya kalkmasın diye kesmeyi yasaklamış olabilirdi. Toros Dağları’nda yaşayan başka bir avcı toplayıcı grup, bir keresinde beyaz kuyruklu bir tilki yaşlı bir kadına grubun nerede obsidiyen bulabileceğini göstermiş olduğundan beyaz kuyruklu tilkilerin avlanmasını yasaklamış olabilirdi.
Ey uzak ülke, güzel ülke
Ey bilmediğim ülke!
Ne kendi isteğimle geldim sana
Ne de soylu bir atın sırtında
Beni, bu yiğit delikanlıyı
Gençliğin ateşi getirdi buraya
Bir de başımdaki şarap dumanları.