İnsanın her yaşında hazlarını yeniden keşfedeceği eşsiz zenginlikte bir türdür masal. Çocuğun zihinsel, duygusal ve dilsel gelişiminde ise vazgeçilmez bir yer tutar. Öte yandan özellikle klasik masallarda bu kitapta işlediğimiz gibi özgür bireylerin yetişmesine darbe vuran ideolojik bir yapıya rastlamak mümkün. Peki, bu zararlardan nasıl kurtulmalı? Cinsiyetçi, şiddet içerikli ya da kişilik organizasyonuna darbeler vuracak iletiler taşıyan masalları hayatımızdan tamamen atıp yok sayabilir miyiz? En azından yaşadığımız yüzyılda bu mümkün görünmüyor. Aslında tüm bu kötü örnekler de, çocuğun zihinsel gelişimini sağlamak ve ileride karşılaşacağı sorunlarda ruhsal bariyerini yükseltmek için çok amaçlı kullanılabilecek fırsatlardır. Kendi ruhsal çekincelerini aktarmasını, çocuk-ebeveyn, çocuk-toplum ve elbet çocuğun kendisiyle olan ilişkisinin analizini yapmasını sağlamak ve eleştirel bakışını geliştirmek üzere sohbet zemini olarak kullandığında, bu tür klasik masallar ruhsal darbeler zemini olma işlevini bırakıp bir olanağa dönüşecektir. Bu yüzden kitap kesinlikle okunmalı.