genç kız gülümseyerek dedi ki
nedir bu altın halkanın sırrı
parmağımı böylesine sıkan
bu halkanın sırrı
yüzü bunca parlak, ışıltılı
bu halkanın sırrı
adam hayran oldu ve dedi ki
mutluluk halkası, yaşam halkası
"kutlu olsun" dediler hep bir ağızdan
genç kız, yazık ki yine
kuşkuluyum dedi bunun anlamından
yıllar geçti ve bir gece
solgun kadın o altın halkaya baktı
parlak işlemelerinde gördü ki
kocasından vefa görmek umuduyla nice günler
heder olup gitmiş, heder olup gitmiş
perişan oldu kadın
ve bu halka ki yüzü hâlâ parlak, ışıltılı
kulluk kölelik halkasıdır, diyerek
için için ağladı
yatakta oturuyordum bitkin, öylece
dalıp gitmiştim düşlerin gözlerine
usulca geçiyordu düşüncelerimin kayığı
dünyaların sınırlarını
günler geçti ve ben artık bilmiyorum
hangisiyim ben?
o pek mağrur görünen mi
yoksa ezelden beri mağlup olan mı?
kuvvetle özlemini duyup hayal gücümle aşırı bir şekilde güzelleştirdiğim şeylerle her karşılaşmamda elimden başka bir şey gelmediğinden kaçıp gitmeyi alışkanlık edindim.