şeeri

"Hayat yaralarının gösterilmesini vazife olarak gören bir yazar"
9/10
·192 syf.··
2021 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2021 00:23
Sanırım en sevdiğim yazar Sabahattin Ali.Bu en sevdiğim,etkilendiğim hikaye kitabı oldu diğerleri arasında.Bu yüzden yazıyorum zaten;) Herkes ömründe bir defa bile olsa bence Sabahattin Ali okumalı. Toplumcu gerçekçi deyince hepimizin aklına(en azından benim) Sabahattin Ali gelir.Kendisi hayatın gerçekliğini,acımasızlığını,fakir-zengin,işçi,amele ,ağa gibi birçok sınıfı,toplumsal çatışmayı hem maddi hem manevi,ruhsal boyutuyla o kadar güzel ele alıyor(en güzel ele alan sayılı yazarlardan); bunu kimi zaman masal yoluyla kimi zaman üstü kapalı ve çoğunlukla da tüm çıplaklığıyla gerçeği aktarıyor bize ve bunu yaparken her hikâyede durup hikâye üzerinde düşünüyor insan,farklı bakış açıları kazanırken hayatın gerçek boyutunu ,insanın ne kadar vahşileșebileceğini,menfaat uğruna neler yapabileceğini ve daha neler neler görüyorsunuz. En sevdiğim hikâye hangisi oldu bilmiyorum ama hepsinde üzüldüm,son hep acı.Sabahattin Ali nin bir tane bile mutlu sonla biten hikayesi aklıma gelmiyor elbet vardır ama hep ACI ön planda,hakkı yenilen insanlar,canına beş kuruş değer verilmeyen insanlar,ezilen,sömürülen,kandırılan halklar...kısaca toplumun her kesiminden insanın çatışmasını görüyorsunuz... "Ben ,içimde dayanılmaz bir acı ile önüme çıkacak bütün insanları yakalarından tutup oraya götürmek arzusuyla ,artık uyumaya hazırlanan şehrin ortasına doğru koşuyordum" Sabahattin Ali
Edebiyat
Kağnı - SesSabahattin Ali · Ayrıntı Yayınları · 20192,622 okunma
Reklam
"ÜşÜmÜş kUşLaR..."
10/10
·128 syf.··
2021 3. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2021 19:15
Bu kitabın ilk incelemesi hatta bu nadide şaire dair bu platformda yapılan ilk inceleme şerefinde bulunuyorum :D uzun zamandır inceleme yazmıyordum hatta inceleme yazmayı bırakmıştım ama bu kitaba, şaire dair inceleme yazmayı zorunluluk olarak gördüm.Çünkü gerçekten çok güzel yazıyor ve çok şaşırdım bu platformda hak ettiği değeri görmemesine ve tanınmamasına. ÜşÜmüŞ kUşLaR Çok güzel bi şiir kitabı okudum .Hatta Didem Madak ‘la bu kitabı peş peşe okudum.Evet Didem Madak’ın aynı anda hissettirdiği duygular kadar değil ama Neşe Yaşın’da çok güzel yazıyor.Ben ikisini peş peşe okuduğum için kıyaslama yapabiliyorum.Yani hep popüler yazar/şairleri okumak yerine kıyıda köşede kalmış nadide kişileri de bence yaşatmalıyız:) Eminim “Neşe Yaşın” ismini çoğu kişi duymamıştır (1K da) ama bu onun başarısız olduğu anlamına gelmiyor tabii ki :D Kendisi Lefkoşa doğumlu ve eserleri Türkiye ve Kıbrıs’ta oldukça ilgi görmüş ,şu an da Kıbrıs’ta yaşıyor ,köşe yazarlığı yapıyor ve üniversitede ders veriyor vs. Bana kalırsa kitabın tümünü alıntı olarak paylaşabilirim o kadar beğendim.Farklı bir bakış açısı ve tarzı var.Umarım bu şairimiz de bilinir.Okuyun okutun. Vee kitaptan çok sevdiğim birkaç alıntıyı paylaşarak bitiriyorum sevgili kitapseverler =) Bu incelemeyi okuyan kaç kişi olur bilemem ama :))) "Aramızdaki sessizlikte Kalbi durmuş kelimeler vardı..." "Kimsesiz bir eğriyim bu hayatta Eğer hayat doğruysa" "Öyle uzaksın ki Seni şiirden başka nereye koyabilirim?.." "...ardına saklandığın cümleler gizlemiyor gövdeni..." "Kapı mı çalınıyor? Biliyorum Gelmeyenin kim olduğunu" "Gözlerinin bildiğini benden saklama Kalbin mavi penceresinden bakar Pervazda üşümüş kuşlar..."
1000Kitap
Üşümüş KuşlarNeşe Yaşın · Ayrıntı · 201615 okunma
İsmi de kendi gibi güzel: KAF KA O KUR.. O KU
8/10
·53 syf.··
2020 89. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2020 22:27
Kafka Okur! İsmindeki güzelliğe bakın. Kaf -Ka -O -Kur Taa İki yıl önce ablamla D&R'a gitmiştik.Boy boy kitaplar dizilmiş,en sevdiğim yazarlar,kitaplar.. sonra bir köşede onu gördüm.Kafka Okur!.. Onu görür görmez gitmiştik yanına ve Kemal Sunal'ın cama ekmek banması gibi biz de sadece bakmayla gözümüzü doyurmuştuk .Ne kadar doyabilirse artık. İşte böyle başladı her şey ve böyle bitti ama kadere bakın tam bitti derken çok garip bir şekilde karşıma çıktı.Sonra dedim neden burada çürüyüp gideceğine ,bu kutuda başka emellerin aracı olarak olacağına onu yaşatmıyorum ve yaşattım Kafka Okur'umu yanında Ot Dergiyle beraber:) Dergiler,dergiler.. O dergiler yok mu... Herkes bence en az bir dergiye üye olmalı ki dergiler kitaplardan daha ucuz,bir sürü şeyi kapsıyor,güzel de oluyor.Bu yüzden benim ileride üye olacağım derginin başını herhalde Kafka Okurum çeker. Bir dergiye dair ne söylenmesi gerekir bilemem ama okuyun.Nerede bulursanız bulun,sahibi yoksa mübahtır alıp okuyun ve sonra benim gibi yerine geri bırakın:D Kaf- Ka -O- Kur- O -Ku.... Kitapla Kal!
Edebiyat
KafkaOkur - Sayı 44 (Ekim 2019)KafkaOkur Dergisi · KafkaOkur Yayınları · 2019458 okunma
Sıcacık ve tazecik!
9/10
·200 syf.··
2020 88. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2020 21:27
Bu kitap.Evet bu kitap,temmuzda basıldı,güzelim kokusuna büründü sonra günlerce kargolarda oradan oraya gezdi ,dolaştı ve beni buldu ve ben de onu kaçırmadım:) Bu kitap,çok değerli bir öğretmen tarafından ablama gönderildi .Sanki bana alınmışcasına kaptığım gibi okumaya başladığım kitap bu kitap. Öncelikle ,bir kitabı ilk okuyanlardan olmak çok güzel bir his. Tazecik,sıcacık ve ponçik bir kitap.Hani çok sevdiğiniz bir yemek olur ya: fırından yeni çıkmış ,sıcacık ve tazecik.Hah işte bu da öyle bir şey.O güzelim yemeğimizi yavaş yavaş yeriz değil mi? (Hayır hızlı hızlı yer adeta yemeğe dalarım:D) ama merak etmeyin bu kitabı tadını çıkarta çıkarta yedim.Hatta ara sıra tekrar dönüp bakmalıyım. Kitabımız bir kişisel gelişim kitabı.Bu yüzden kişisel gelişim kitaplarında ,hemen okuyup bitireyim olmamalı amaç.Sindirile sindirile okunmalı.Kitap ,instagramda @1_soru_1_cevap sayfasını takip edenler vardır ,oradan çıkma zaten.Bunu kitap haline getirip bastırmışlar ve sanırım ikincisi de çıkacak. Kitapta birbirinden ilginç şey öğrendim, değişik yazarlar tanıdım, biribirinden farklı sendromlar,çok az kişinin haklarında bildiği şeyleri öğrendim ve daha neler neler... Mesela Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam romanındaki on dört cümleden Oğuz Atay ,koskoca Tutunamayanlar'ı çıkarmış. "Oğuz Atay bütün romanı bu on dört cümlede özetlenen tutamak üzerine kurgular.Bunun minnettarlığıyla romanı yazdıktan sonra Yusuf Atılgan'a gönderir.Üzerine"İlgileneceğinizi umarak..." notuyla ve imzalayarak.Okur ve çok beğenir Aylak Adam'ın yazarı.Fakat böyle bir kitabı yazan birinin onun yorumuna ihtiyacı olmadığını düşünerek cevap yazmaz.Ne var ki Oğuz Atay cevap beklemektedir.Bir cevap almadığı için de üzülerek "Kitabımla ilgilenmedi "demektedir.Bunu Oğuz Atay öldükten sonra öğrenen Yusuf Atılgan
Edebiyat
İnsanın Merak YolculuğuKerem Kına · Destek Yayınları · 2020955 okunma
Ezilmiş ama gururlu...
8/10
·394 syf.··
2020 87. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2020 00:27
Dostoyevski! İsmini duymayan herhalde kalmamıştır.”Suç ve Ceza” en büyük üç klasikten biri diye ve herkes okuyor diye çoğu kişi Suç ve Ceza’dan başlıyor.Çoğunluk anlamadan,ne okuduğunu bilmeden okuyup bırakıyor.Suç ve Ceza gerçekten ağır bir kitap ve bence belli bir olgunluğa gelince okunması gerekiyor(bu yüzden ileride tekrar okumalıyım) Dostoyevski’yi okumak için Suç ve Ceza’dan başlanmamalı diye düşünüyorum.”Acaba yanlış kitabın incelemesini mi okuyorum ?”demeyin.Suç ve Ceza’dan biraz bahsetmeliydim… Dostoyevski’nin yaşamından bahsetmezsem kitap da o kadar etkili olmaz.Çünkü neler yaşadığını bilip öyle okumak daha anlamlı.Dostoyevski’ye “Beyaz Geceler”den başlamıştım ve oldukça akıcı, kısa bir kitaptı.Sonra “Suç ve Ceza “yı da bir an önce okumak için okumuştum ama daha zamanı varmış.Şimdi de Ezilenler…. Dostoyevski deyince aklıma sefalet,açlık,yokluk ve kitabın kapağındaki resmi geliyor.Çok üzücü ve çok da üzülüyorum: Nedense çoğu yazar ve ressamın kaderi aynı oluyor.Yaşarken değeri bilinmeyip ,öldüklerinde biliniyor ve başkaları onların üstünden para kazanıyor.Çoğu,açlıktan,yoksulluktan ,hastalıktan ölüyor.Hayatlarında o kadar çok acı çekiyorlar ki ve nedense çoğu tutuklanıyor.Neden acaba?.. Uzun lafın kısası,yazmak onlar için bir mecburiyet halini alıyor sonra da tutku.Hayatta da öyle değil midir zaten? Bazen öyle bir hale geliriz ki,bir bakmışsın yazıyoruz… Dostoyevski,günlük hayatta karşılaşabileceğimiz basit olayları bile öyle güzel işliyor ki, “ince eleyip sık dokumak”deyimi tam olarak Dosto’yu anlatıyor.Yani öyle öyle yazıyor ki,karakterler kanlı canlı gözümün önüne geliyor sadece karakterler de değil her şey ve kendine has bir anlatımı var ve buna bayılıyorum.Yolda yürürken karşıma Raskolnikov çıksa tanırım,Vanya çıksa tanırım ya da Nelly .Anlayın işte
Edebiyat
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Alter Yayıncılık · 201123,8bin okunma
Reklam