Bu kitap.Evet bu kitap,temmuzda basıldı,güzelim kokusuna büründü sonra günlerce kargolarda oradan oraya gezdi ,dolaştı ve beni buldu ve ben de onu kaçırmadım:)
Bu kitap,çok değerli bir öğretmen tarafından ablama gönderildi .Sanki bana alınmışcasına kaptığım gibi okumaya başladığım kitap bu kitap.
Öncelikle ,bir kitabı ilk okuyanlardan olmak çok güzel bir his. Tazecik,sıcacık ve ponçik bir kitap.Hani çok sevdiğiniz bir yemek olur ya: fırından yeni çıkmış ,sıcacık ve tazecik.Hah işte bu da öyle bir şey.O güzelim yemeğimizi yavaş yavaş yeriz değil mi? (Hayır hızlı hızlı yer adeta yemeğe dalarım:D) ama merak etmeyin bu kitabı tadını çıkarta çıkarta yedim.Hatta ara sıra tekrar dönüp bakmalıyım.
Kitabımız bir kişisel gelişim kitabı.Bu yüzden kişisel gelişim kitaplarında ,hemen okuyup bitireyim olmamalı amaç.Sindirile sindirile okunmalı.Kitap ,instagramda @1_soru_1_cevap sayfasını takip edenler vardır ,oradan çıkma zaten.Bunu kitap haline getirip bastırmışlar ve sanırım ikincisi de çıkacak.
Kitapta birbirinden ilginç şey öğrendim, değişik yazarlar tanıdım, biribirinden farklı sendromlar,çok az kişinin haklarında bildiği şeyleri öğrendim ve daha neler neler...
Mesela Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam romanındaki on dört cümleden Oğuz Atay ,koskoca Tutunamayanlar'ı çıkarmış.
"Oğuz Atay bütün romanı bu on dört cümlede özetlenen tutamak üzerine kurgular.Bunun minnettarlığıyla romanı yazdıktan sonra Yusuf Atılgan'a gönderir.Üzerine"İlgileneceğinizi umarak..." notuyla ve imzalayarak.Okur ve çok beğenir Aylak Adam'ın yazarı.Fakat böyle bir kitabı yazan birinin onun yorumuna ihtiyacı olmadığını düşünerek cevap yazmaz.Ne var ki Oğuz Atay cevap beklemektedir.Bir cevap almadığı için de üzülerek "Kitabımla ilgilenmedi "demektedir.Bunu Oğuz Atay öldükten sonra öğrenen Yusuf Atılgan