Mustafa Çvn

Mustafa Çvn
@chewos
Okuduğum kitaplarla ilgili naçizane düşündüklerim...
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
En kıymetli dost, insanı düşündüren, hayata yön veren kitaplar... Özlü, insanı sıkmadan doğrudan mesaj veren güzel bir felsefe kitabı dinlemesi oldu. Kitapta beğendiğim, belki mutluluğa, özgürlüğe götürmeye yardımcı olabilecek birkaç beylik lafı da şuraya bırakayım: Tanrım bana değiştiremeyeceklerimi kabullenmem için sabır, değiştirebileceklerimi değiştirmek için cesaret, farkı anlamak için akıl ver. Varlık çok şey sahibi olmak değil, az şey istemektir. Çok konuşup birşey yapmayanlara, hiç konuşmayıp iş yaparak cevap ver. Dar kafalı insanlar bir talihsizlikle karşılaştıklarında alışkanlıkla başkalarını suçlarlar. Ortalama insanlar kendilerini suçlarlar. Bilgelik yaşamına kendini adamış olan insanlar bir şeyi veya başka birisini ani ve mantıksız bir güdüyle suçlamanın aptallık olduğunu, suçlamanın gerek başkalarına gerekse kendilerine hiçbir şey kazandırmayacağını anlarlar. İlk yapman gereken kendini bilmektir. Tanrı sana bir şeyi söylemek istediğinde bir insana bunları söyletecektir. At şarkı söyleyemediği için talihsiz midir? Hayır, ama koşamazsa talihsiz olur. Köpek uçamadığı için talihsiz midir? Hayır, fakat koku alamazsa talihsiz olur. İnsan aslanları boğamadığı ve olağanüstü işler yapamadığı için bedbaht mıdır? Hayır, o bunun için yaratılmış değildir. Ama temizliği, iyiliği, vefayı, adaleti, kaybettiği vakit ruhuna ihanet eder ve tüm değerlerini kaybeder. Bir yerde yaşıyorken eskiden yaşadığın başka bir yerde olmanın hayalini kurma. Orada yaşadığın zevkleri, güzellikleri düşünme. Nerede yaşıyorsan oranın güzelliklerine bak, orada nasıl yaşanır onu anlamaya bak. Birçok insan, özgürlüğün, kendilerini iyi hissettikleri şeyleri yapmak ya da rahatlık ve kolaylık sağlayan şeyleri geliştirmek yoluyla geldiğini düşünerek yanlış yola yönelirler. Akıllarını geçici
Kendisinin Efendisi Olmayan Hiç Kimse Özgür DeğildirEpiktetos · Destek Yayınları · 20226,3bin okunma
Reklam

Mustafa Çvn

, bir kitap okudu
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
Sufizm felsefesi üzerine yazılmış güzel bir kitap. İnsanın kendine yolculuğunu gündelik yaşamlarla güzel anlatmış. Kitapta hayata yön verecek birçok düşünce olmasına rağmen benim en sevdiğim şu oldu: "Suyun doğası bir felsefe anlatır. Mesela dağdan akan suyu düşünün. En az direnç gösteren yolu seçer akmak için. Yani önüne bir kaya çıkacak olursa onunla uğraşmaz, kayayla mücadele etmez, etrafından dolaşıp devam eder akmaya. Suyun bu doğasından alınan ilhamla şöyle der Sufiler: “Seninle uğraşan hiç kimseyle uğraşma, eğer uğraşırsan onunla aynı yerde kalırsın. Etrafından dolanıp devam et yoluna.” Diyelim ki dağdan akan su önüne çıkan kayanın etrafından dolaşamayacak bir yola denk geldi. O zaman ne yapar, birikip üstünden aşar. Yok eğer bu da olmuyorsa sabırla kayayı damla damla delmeye başlar. Kayayı delmeyi başaran suyun kuvveti değildir tabii ki, damlaların sürekliliğidir ki buna da “sabır” derler. Sabretmek hiçbir şey yapmadan oturmak değildir. “Sabır dikenin içinde gülü, gecenin içinde gündüzü hayal edebilmektir.” der Şems-i Tebrizi. Suyun doğası imkansızın bile başarılabileceğini, bunun için sabırlı ve istikrarlı olduğunu öğretir. Kayayı delen su elbette yine yoluna devam eder. Su hep akar. Bilir ki aktıkça temizlenir. Bazen dere kenarlarında su birikintileri oluşur, akmayan su bulanır, çamurlaşmaya başlar. Üzerine pislik birikir ve Sufiler bu yüzden derler ki: “Sen su gibi ak. Her daim yenilen. Her gün yenilen. İki günün aynı olmasın. Dünü dünde bırak yeni şeyler öğren.” Mesela su değişimden hiç korkmaz. Ama insanlar değişimi sevdiklerini söyleseler de aslında bundan çok korkarlar. Su değişimi ne güzel de anlatır. Bazen yağmur olur, bazen kar olur, bazen buz olur, bazen buhar olur. Buhar olduğunda çıkar gökyüzüne yağmur olup iner yine yere. Ayrıca su uyumludur. Çay
9/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
Edebiyat tarihine damga vurmuş, en çok okunan ve üzerinde konuşulan roman olma özelliği taşıyan ve usta yazar Dostoyevski'nin bu unutulmaz eserini orta okulda okumuştum. Yeniden okuma fırsatı buldum. Kitap hakkında birkaç not: Kitabın başkahramanı Rodion Romanoviç Raskolnikov; zeki, cesur, hayalleri için faaliyetlerde bulunan yalnız ve tuhaf bir adamdır.İnsanların kendisi hakkındaki görüşlerini takmayan biridir. Neredeyse tüm zamanını hayallerini ve onları gerçekleştirme yolundaki hamlelerini düşünerek geçirir. Düşünmek eylemini bir iş olarak nitelendirir. Ancak fazla düşünmesindendir ki kafasındaki bazı çelişkiler onu yiyip bitirmektedir. Hayallerine ulaşma yolundaki planları da çelişkili düşünceler ile doludur. Her ne kadar hayalleri için suç işleyemeyeceğini düşünse de kafası karışıktır. Raskolnikov içindeki iyi ve kötü tarafı her zaman uç noktalarda yaşar. Hepimizin yüreğinde bir katilden ziyade tuhaf şekilde kahraman olan Raskolnikov, roman boyunca bizlere işlediği suçun psikolojik yönüyle onun dayanılmaz ahlâki boyutunu anlatmaya çalışır. Diğer yandan geliştirdiği düşünce sisteminin doğruluğunu kanıtlamak istercesine bütün toplumu bir deneye tabi tutar: bunca yoksul ve yoksulluk içerisinde ölümü mutlak insan içerisinde ben bir bit miyim, insan mı? Bu soru, temelde yine Raskolnikov'un geliştirdiği düşünce sistemindeki "süper insan" veya "sıradan insan" ayrımında hangi tarafa ait olduğunun muhakemesidir. Tasarladığı cinayeti işleyerek bütün topluma yalnızca süper insanların idealleri uğruna toplumsal bütün kuralları işleme yetkisi olmadığını, sıradan insanların da kuralları çiğneme ruhsatının bulunduğunu ispat edecekti. Böylece kendisinin de sıradan olmadığını, tıpkı Napolyon gibi süper insan olup gerektiğinde kuraları çiğneme yoluyla toplumu değştirebildiğini
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2015194,1bin okunma