“Dökülmeyen saçlarından
asacağım seni,” diye bağırırdı. “Erkeğin kılları göğsündedir,
oğlum Selim.” Hemen gömleğini çıkarır ve boynuna kadar
bütün gövdesini kaplayan kıllarını gösterirdi Selim’e. “İğrençsin Turgut. Sen onları, üniversite kantinindeki kızlara
göster. Kapat şu ormanı.” Bir erkeğin yanında soyunmasından sıkılırdı Selim. “Beni, aşağılara çekiyorsun Turgut. Sen-
den kurtulmalıyım.”
Bir kitabı bırakır ötekine
saldırırdı. Bu ümitsizce çırpınış, bütün kitapların yüzüstü
bırakılmasıyla sona erer, büyük bir utanç ve hayata dönüş
buhranları gelirdi arkasından.