İslâmî anlamda teslim oluşta, dünya kaygısının yeri olmadığı, gerçek anlamıyla iman etmenin insanları bu tür endişelerden münezzeh kıldığı idrak edilebilmelidir.
Din kelimesi başka sıfatlar alarak da kullanılmaktadır. "Din adamı" gibi, mesela "dinî ibadetlerimiz" veya "dinî günler" vs. ifadelere de rastlanmaktadır. Bir bakışta yanlışlığı hissedilmeyecek kadar örtülü olan bu ifadeler, dini, dünya işlerinden veya dünyadan ayrı gören bir telakkinin varlığını işaret etmektedir. Bütün bu çeşit ifadeler, terkipler, tamlamalar bize Hristiyan Batı kültüründen geçme terimlerdir. "Dinî ibadet" derken sanki dinî olmayan bir ibadet biçimi varmış gibi veya daha kötüsü davranışlarımızın bir kısmı ibadet hükmünde, diğer bir kısmı ibadetin dışında kalıyormuş gibi bir izlenim uyandırılmaktadır. İbadeti Hristiyanlıkta olduğu gibi, bir seremoni, bir ayin olarak telakki edenler için mesele yok elbet. Fakat hakkını vererek yaşayan bir Müslüman için ibadet olmayan, ibadet hükmüne geçmeyen hangi davranış vardır?