"Fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
Bir güvercin uçurup kıtalar arasından
Çağırdın beni
Geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
Derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
Yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Yıkarak yalnızlığa kurduğum sarayımı
Yetim çığlıklarımı duyurmak üzere sana
Koşup geldim; iliştir beni memnu bahtına"
...
Nurullah GençSöyle Bana Hindiba
Okunmasını tavsiye ederim.
Buraya not ettiğim ilk şiir kitabı. Aslında bir inceleme yazısı değil bunlar. Şiir kitabını tahlil edecek donanıma da sahip değilim. Bana göre okunması en zor kitaplardır şiir kitapları. Okuduğum şiir kitabı sayısı bir elin beş parmağını geçmez zaten. Her şiirin ayrı bir hikayesi vardır tabi. Her şiir kendi çapında tahlil edilmeli. Kitapta beğendiğim şiirlerin alıntılarını paylaştım zaten.
Söyle Bana Hindiba özelinde konuşacak olursak, kitaba ismini veren şiirler başlıyor. Zaten en güzeli de bu şiirdi diyebilirim. Burada önemli olan husus, şiirleri, onları yazan şairler tarafından dinleyebilmek. Çünkü yazarken hissettiklerini okurken de hissedebilir şair ve bunu da dinleyicilere aktarabilir. Nurullah Genç de böyle bence. Kitabını, şiiri okuyuşunu dinlediğimde almaya karar verdim. Öyle nahif, öyle içten, öyle hissederek okuyor ki şiirini, etkilenmemek elde değil.
Şiirleri dinlemek okumaktan daha güzel geliyor bana.
...
"Bu nasıl bir geçit anlamıyorum
Hangi yana dönsem öbür yandayım
Soru yok, kelâm yok, imtihandayım
Bu nasıl bir rüya anlamıyorum
Hem mutluluktayım hem hüsrandayım"