-eskişehir
27042024 Günün bitiminde, dönüş yolundan yazıyorum bu satırları. İlk defa geldiğim, gezdiğim, gördüğüm bir şehir. Dolu dolu bir şehir Eskişehir. Odunpazarı evleri, Sazova, masal şatosu, devrim arabaları, çibörek, balaban köftesi, lüle taşı... Tatlı, sıcak, içten, insana huzur veren, ileri ki hayatımda acaba burda yaşasam mı düşüncesini aklıma sokan bir şehir. Üniversite yıllarımda gelip gördüğüm için de mutluyum. İleride biraz yıllar geçtikten sonra da geleceğim bir şehir olarak listeye eklendi. Ama bugün Eskişehir bana başka şeyler de kattı. Kendimle ilgili olan şeylerdi belki de buna vesile oldu. O yüzden kendime teşekkür ederim. Kimseye bağlı kalmadığım için, olaylara daha olgun bakabildiğim için, ufak şeylere takılmadığım için, gençliğimde kendime güzel şeyler katabildiğim için... Ve kendime değer verdiğim için... Hoşçakal Eskişehir... Seni gezmek, tanımak, havanı içime çekmek, belki bir daha hiç göremeyeceğim insanlarla yan yana geçmek ve senin vesilenle yeni kişiler tanımak güzeldi. Bir daha görüşünceye dek hoşçakal...
Eskişehir Gezim
26'dan sesleniyorum ! Küçükken üniversite şehri diye bellediğim, hafızamda derin ve ince yerde olan, yeşilin mimariyle bütünleştiği, meydanlarındaki kültürü, geçmişi yansıtan adeta geçmişinde yaşayıp da bu yüzyıla uğrayan heykelleri görmek fotoğraflarını çekmek inanılmaz bir keyifti. Eskişehir'de insanların sadece doğayla baş başa kalıp kendini dinleyebileceği ve dinlenebileceği çok fazla alan var. Genç nüfusun ağırlıklı olduğu bu (cennette) stres İstanbul'a nazaran daha az. Herkesin gitmesi ve gittikten sonra da gezmesi gereken birkaç yere gitme fırsatı buldum.İlk sıraya Eski-dikvâri gezintiyi koyuyorum. ✓ Gondol İskelesi (1-4 kişi-40 lira) :Seyahat ederken fotoğraf karelerine yetişemediğim, sekiz dakikaya daha iyi bir şey sığdıramazdım dediğim, klasik bir gondolla üç metre derinliğe sahip nehirde kulağımda Spotify'dan listelediğim şarkılar çalarken adeta zamansızlıkta kayboldum. ✓ Şelale Park : Odunpazarı'ndan direkt otobüsler kalkıyor. Park'a girdiğimde beni ilk karşılayan şey Sanco Panco ve Don Kişot oldu. Yel değirmenini de koymayı ihmal etmemişler.Gece olduğu için fotoğraf çekememek üzdü. Eskişehir karşımdayken okuduğum Oz Büyücüsü'ne eşlik eden tatlım ve çayım güzel bir his uyandırdı. Hiç unutamam. ✓ Sazova Parkı : Bilim Merkezi, Hayvanat Bahçesi, Akvaryumu, Şatosu, Gemisiyle çocuk, yetişkin, yaşlıların ve de benim ilgi odağım oldu. Bir an olsun fotoğraf çekmeden duramadım. (Bu arada elimdeki fotoğraf makinesi falan da değil he telefonumun dandik parçası. Fotoğraflarda açıları iyi yakaladığımı düşünüyorum. ✓ Masal Şatosu : (Tam bilet 5 lira)Daha girişte acayiplikler başladı.Bir girdim karşımda kitap adam... Hadi bakalım diyerek başladım elimdeki dandiğin tuşuna basmaya:) Hemen karşısında Gepetto Usta ve Pinokyo çok gerçekçi ve kendilerine ayrılan köşede dimdik
Edebiyat