Ferdin kendisi ve cemiyeti ile bütünleşmesi değil, kendi topluluğundan kopup başka cemiyetleri benzemesi şeklinde beliren mücadele, insanımızın şahsiyet yapısını sarsan, cemiyetle bütünlüğünü yok eden bir noktaya varmıştır.
Türkiye'de kitle haberleşme araçları, ilk Türkçe gazeteden, hatta ilk matbaadan itibaren bürokrasinin Batı ile kültür-iktisat ilişkisi içinde olan okur-yazarların ve iktisadi güç sahiplerinin elinde bulunagelmiştir. Bu sayededir ki, bürokrasi, halka rağmen cebri batılılaşmacı girişimlerde bulunabilmiştir.
Kitle haberleşme araçlarının hakimiyeti geliştikçe kitlelerin düşünme hürriyeti daha büyük tehlikelere maruz kalmaktadır. Günümüzde kitle haberleşme araçlarının şartlandırdığı düzenlenmiş ve kısıtlanmış hürriyet, kişileri sevk etmeye namzettir.