Sultan

Sultan
@cicekligiller
Senin bana nasip olman, şahsi hayatımın en değer biçilmez talihidir.
9/10
·96 syf.··
2026 5. kitabı
Esma bint Ebubekir, bizleri İslam tarihinin en güçlü kadın şahsiyetlerinden birinin hayatına yaklaştırıyor. Yazar Ayşe Esra Şahyar, Hz. Ebubekir’in kızı, Hz. Aişe’nin ablası ve Zübeyr b. Avvam’ın eşi olan Esma’nın hayatını sadece tarihi bir biyografi olarak değil; sabrın, cesaretin ve adanmışlığın hikâyesi olarak aktarıyor. Esma bint Ebubekir… Hicret gecesi Sevr Mağarası’na azık taşıyan, babasına ve Rasulullah’a destek olan, genç yaşında sorumluluk alan bir kadın. “Zâtü’n-Nitâkayn” (iki kuşaklı) lakabını alışının ardındaki fedakârlık, onun imanının ve dirayetinin sembolü hâline geliyor. Bu kitapta sadece bir sahabi hanımın hayatını değil; yoklukla imtihanı, eş olarak yaşadığı zorlukları, anneliğini ve özellikle oğlu Abdullah b. Zübeyr’in şehadeti karşısındaki metanetini okuyoruz. Esma’nın dimdik duruşu, yaşlılığında bile hakikatten taviz vermeyişi, insanın içine dokunan bir kararlılık örneği sunuyor. Dil sade ve akıcı. Tarihî bilgiler kuru bir anlatım hâlinde değil; duygu ve ruh dünyasıyla birlikte veriliyor. Okurken sadece öğrenmiyor, aynı zamanda bir şahsiyet inşasına da şahitlik ediyorsunuz. Bu eser, güçlü bir kadın portresi arayanlara, sahabe hayatlarını daha yakından tanımak isteyenlere ve özellikle sabır–cesaret ekseninde örneklik görmek isteyenlere çok kıymetli bir rehber niteliğinde. Bazı hayatlar sadece yaşanmaz; çağları aşan bir iz bırakır. Esma’nın hayatı da tam olarak böyle…
1000k
Hz. Esmâ Bint Ebû BekirAyşe Esra Ağırakça Şahyar · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 202519 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·272 syf.··
2026 4. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 12:54
İnsan ruhuna en derinden dokunan metinlerinden biri. Bu kitap yalnızca psikolojik kavramları anlatan bir inceleme değil; insanın var olma mücadelesini, görülme ve kabul edilme ihtiyacını merkezine alan sarsıcı bir iç yolculuk. Kaya, “olma arzusu” dediği şeyi insanın en temel ihtiyacı olarak konumlandırıyor: Bir çocuğun varlığının onaylanması, duygularının ciddiye alınması ve olduğu haliyle kabul edilmesi. Çünkü insan, ancak görülürse gerçekten var olabilir. Kitap boyunca yazar, çocuklukta karşılanmayan duygusal ihtiyaçların yetişkinlikte nasıl görünmez yaralara dönüştüğünü anlatıyor. Duygusal ihmalin fiziksel şiddet kadar yıkıcı olabileceğini; hatta çoğu zaman daha sessiz ve daha derin izler bıraktığını vurguluyor. Görülmeyen, duyulmayan, anlaşılmayan çocuk büyüdüğünde de varlığını kanıtlamak zorunda hisseden bir yetişkine dönüşüyor. İlişkilerde tekrar eden döngüler, değersizlik hissi, anlaşılma açlığı… Tüm bunlar, bastırılmış “olma arzusu”nun yankıları olarak karşımıza çıkıyor. Nihan Kaya’nın metni akademik bir mesafeden değil; edebiyatın imkânlarını kullanarak kalbe temas eden bir yerden konuşuyor. Bu yüzden kitap okurda yalnızca zihinsel bir farkındalık değil, duygusal bir yüzleşme de yaratıyor. Okurken insan kendi çocukluğuna dönüyor, kendi görülmemiş yanlarını hatırlıyor. Belki de ilk defa, içindeki o küçük çocuğun neden hâlâ anlaşılmak istediğini fark ediyor. “Yüzmek” ve “yaşamak” metaforları,var olma mücadelesinin iki hâlini simgeliyor: Hayatta kalmak için çırpınmak ile gerçekten yaşayabilmek arasındaki farkı… Kaya, bize yalnızca suyun üstünde kalmayı değil, suyla temas etmeyi, yani sahici bir varoluşu hatırlatıyor. Bu yönüyle kitap, psikoloji okumayı sevenler için olduğu kadar kendi iç dünyasına cesaretle bakmak isteyen herkes için güçlü bir metin. Bu kitabı
1000k
Yüzmek, Yaşamak ve Olma ArzusuNihan Kaya · Eksik Parça Yayınları · 20221,049 okunma
10/10
·198 syf.··
2025 38. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 17:44
Bazı kitaplar vardır; okurken değil, hatırlarken sarsar insanı. Peri Gazozu, Ercan Kesal’ın çocukluk, taşra, yoksulluk ve insan olmanın kırılgan hâllerine dair anlattığı kısa ama derin hikâyelerden oluşuyor. Bir kasaba sineması, bir gazoz kapağı, bir bakış… Gündelik hayatın içinden süzülen sahnelerle okuru kendi çocukluğuna, kendi sessiz yaralarına götürüyor. Kesal’ın dili sade ama ağır; söylemedikleri söylediklerinden daha çok yer kaplıyor. Bu yüzden kitap bitince bir süre konuşmak istemiyorsun. Ercan Kesal, taşranın gündelik hayatından yola çıkarak; yoksulluğu, adaletsizliği, devletle kurulan mesafeli ilişkiyi, konuşulamayanları ve susarak kabullenilen düzeni anlatıyor. Hikâyelerin arka planında darbelerin gölgesi, kaybolan umutlar ve “alışılmış” çaresizlik var. Kesal’ın dili bağırmıyor; ama tam da bu yüzden söyledikleri çok daha güçlü. Politika kitapta sloganla değil, hayatın kendisiyle karşımıza çıkıyor. “Büyümek, bazı şeylere artık sevinecek hâlin kalmamasıydı belki de.” Peri Gazozu, geçmişin tozlu raflarından bugüne uzanan, içimizi burkan ama iyi gelen bir kitap. #reklamdeğil Peri Gazozu Ercan Kesal
1000k
Peri GazozuErcan Kesal · İletişim Yayınevi · 20196bin okunma
8/10
·144 syf.··
2025 39. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 22:02
Ahmet Haşim bu eserinde okuru olayların değil, duyuların ve düşüncelerin yolculuğuna çıkarır. Bize Göre, Haşim’in sanat, edebiyat, dil, Batılılaşma, aydın tavrı ve gündelik hayat üzerine yazdığı denemelerden oluşur. Keskin ama zarif üslubuyla kalabalığın “doğru” saydıklarına mesafeli durur; çoğu zaman ironik, kimi zaman melankolik bir bakış sunar. Bir Seyahatin Notları ise Haşim’in Paris seyahati sırasında tuttuğu izlenimlerden oluşur. Ancak bu metin bir gezi rehberi değildir; şehirlerin sokaklarından çok yazarın iç dünyasını, karşılaştırmalarını ve Doğu–Batı arasındaki düşünsel farkları anlatır. Trenler, oteller, vitrinler ve insanlar; Haşim’in estetik süzgecinden geçerek adeta birer edebî imgeye dönüşür. Bu kitapta Haşim, “herkes gibi düşünmemeyi” bir kusur değil, bir entelektüel sorumluluk olarak görür. Dili yer yer ağır ama daima şiirseldir. Okuru acele etmeyen, satır aralarında dolaşmayı sevenler için özel bir metin. “Bize göre” olanın aslında ne kadar göreli olduğunu hatırlatan, zamanını aşan bir deneme klasiği. #reklamdeğil Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları
1000k
Bize Göre ve Bir Seyahatin NotlarıAhmet Haşim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,809 okunma
10/10
·325 syf.··
2025 42. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 21:33
Zekânın bir armağan mı yoksa ağır bir yük mü olduğunu sorgulatan, insanın içini sessizce acıtan bir hikâye… Algernon’a Çiçekler, zihinsel engelli bir adam olan Charlie Gordon’un “daha zeki olma” umuduyla çıktığı yolculuğu anlatıyor. Ama bu yolculuk, yükseldikçe hafifleten değil; tam tersine derinleştikçe ağırlaşan bir yol. Charlie’nin günlüğünde ilerledikçe sadece kelimeler değişmiyor. Cümleler düzeliyor, düşünceler keskinleşiyor ama kalp… Kalp, fark ettikçe kırılıyor. Eskiden anlamadığı alayları artık çok net görüyor. Sevilmediğini, küçümsendiğini, “acıma” ile gülümsendiğini fark ediyor. Ve insanı asıl yaralayan şeyin cehalet değil, bilmenin getirdiği yalnızlık olduğunu öğreniyoruz. Algernon ise sessiz bir ayna. Kafesin içindeki bir fare, Charlie’nin geleceğine dönüşüyor. Geri dönüşü olan bir yükselişin, ne kadar acımasız olabileceğini fısıldıyor. Son sayfalar... İnsanın boğazında kalan bir düğüm gibi. Çünkü Charlie’nin düşüşü sadece onun değil, onu izleyen herkesin kalbine oluyor. Bazı kitaplar bittiğinde üzülürsünüz. Algernon’a Çiçekler ise bittikten sonra da içinizde büyüyen bir hüzün bırakır. Ve belki en çok şunu düşündürür: “Zeki olmak mı daha acı, yoksa her şeyi anlamaya başlamak mı?” Algernon’a çiçekler… Ve Charlie’ye sessiz bir saygı. #reklamdeğil
1000k
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,6bin okunma