…insan denilen varlığın ne kadar acımasız olabildiği; ince, kültürlü, terbiyeli kişilerde (Tanrim!), hatta toplum tarafından asil ve şerefli insanlar olarak kabul görmüş kişilerde bile ne kadar gaddarca bir yan olabildiği gerçeğini gördükçe, derinden sarsıldı.
Hayat boşluk kabul etmez. Hayatın boş bırakılan her dilimi mutlaka başka
kişi veya kavramlarla doldurulur. Uzun süre işlenmeyen bir toprağı yabani otların sarması gibi, insanların gelişme çağında yaşamlarında yer eden boşluklara dikkat etmeli. Son yılların meşhur sosyolojik ifadesi toplum mühendisliği işte tam da o boşlukları hedef alarak kurgulanıyor.