Bilmem neresinden başlasam bu kitabı anlatırken. Derin bir yalnızlığın bağıra çağıra dile getirilişi mi desem? Şermin Yaşar’ın kalemini ben çok beğeniyorum. Kesinlikle okunması gereken bir kitap
Aşık olmak, bağımlılık ve ölüm. Sarsıcı kısmı ise yas süreci. Her şeyi bir arada bulanabilecek sarsıcı bir kitap. Çağdaş kore edebiyatının ülkemizde zirve yaptığı bu günlerde okunacak kısa bir kitap olarak tavsiye edebilirim.
Doğduğumuz ev gerçekten kaderimiz mi? Mitokondri ile sonsuz bağlı olduğumuz ailemizin kadınlarının kaderi hep gelip bizi buluyor mu acaba? Şehnazın hikayesi de böyleydi işte. İstemeden az da olsa benzer bir hikayeyi annesi ve anneannesi ile paylaştı. Kitap boyunca Şehnazı çok sarsmak istedim. Neden? Hala görmüyor musun sana görünen işaretleri? Değer mi?
Hayatta yaşadıklarımız ve içimizden geçenler 3’e ayrılır. Birini herkese anlatırız, birini içimizde tutarız ve birini kendimize bile itiraf edemeyiz..Ayfer Tunç ustaca anlatımı ile birini kahramanımıza anlattırmış ikicisini kendi anlatmış üçüncüsünüde bize ustalıkla satır aralarına gizlemiş.
Ve tabiiki her zaman olduğu gibi önce yazarımıza, editöre, yayın ekibine
çok teşekkürler. Türk edebiyatımıza kazandırdıkları bu güzel, etkiliyeci, bol satır çizmeli, bir iki kere sindirerek okumalı, ardındaki psikolojiyi çözmek için düşünmeli kitabı bize armağan ettiği için emeği geçen herkese teşekkürler
Bir yemek soğuyana kadar kaybettiğiniz birini görme fırsatınız olsaydı ne anlatırdınız?
Çok şey yaşanıyor kaybettiğimiz insanların ardından. Neyi anlatırdım acaba yemek soğuyana kadar… Yaşananları anlatamam, artık yaşamıyor diye üzülmesin diye. Yokluğunun ağır yükünü anlatamam, üzülmesin diye. Çok sevdiğimi söylerdim herhalde. Unutmayayım diye her fırsatta içimden tekrar ettiğim sesini duymak isterdim. Kulaklarım hasret sesinin tınısına çünkü.
Yas sürecini farklı bir yönden ele alan değişik bir kitap olmuş. Emeği geçen herkesi yüreğine sağlık
Çok güzel kitaptı. Sayfa sayısı az olmasına rağmen, her satırı dolu dolu anlam yüklü. Melisa Kesmezin anlatımı o kadar güzel ki, sanki bir dilm sahnesini okuyor gibi her satır.