İnsanları her zaman duyumsanmayan hava gibi değerlendirmişti yalnızca ama şimdi boğazı yalnızlıktan düğümlendiği için yalan söyleyip aldatsalar da insanların ne kadar önemli olduğunu, salt varlıklarından neler aldığını, onların rahatlığını, güvenini ve neşesini özumsediğini fark ediyordu.
Düşünceleri sivrisinek sürüsü gibi vızıldıyordu; o sadece duymak, bir insan sesi duymak, içinde boğulmak üzere olduğu yalnızlık denizinin önüne bu sesi bir set gibi çekmek istiyordu.