…Derken ruhu yeniden bir huzurla doldu, Veronika bir kez daha yıldızlı gökyüzüne ve odayı tatlı bir ışıkla dolduran sevgili yeniaya baktı. Bitimsizlikle sonsuzluğun el ele yürüdüğü izlenimini yaşadı yeniden: Yalnızca birine baksanız bile, örneğin sınırsız evrene; ötekini, hiç bitmeyen, hiç geçmeyen, hep şimdi olan ‘Zaman’ın varlığını da seziyorsunuz; yaşamın tüm gizleri hep burada. Koğuştan salona doğru yürüdüğü sırada öylesine katışıksız bir nefret duymuştu ki, artık yüreğinde hiçbir kin kalmamıştı. Yıllarca ruhunun derinliklerinde barındırdığı olumsuz duyguların su yüzüne çıkmasına izin vermişti sonunda. Onları gerçekten hissetmişti, artık gerekli değildiler, gidebilirlerdi.