Blr gazeteci ve Demokrat Parti milletvekili olan Cihat Baban'ın tanıdığı kimi insanlara dair yazıları... Bilhassa Adnan Menderes ile ilgili okuma yapanların göz atması gereken bir eser.
#SüleymanCeran'ın editörlüğünde yazar, akademisyen, aktivistlerin kalemlerinden uç seri şeklinde hazırlanan eserin birincisi #GazzeninHafızasıKızılKapıİnsan eserini #okudumbitti.
Eserdeki yazi başlıklarına bir bakalım,
İsmail Haniyye ve Gazze'nin Çerçeveli Fotoğrafları / Adem Özköse
Şehit Yahya Sinvar'a / Tülay Gökçimen
Dağ Gibi Adamların, Gölgesi Düşmana Yeten Komutan: Muhammed Deyf / Musa Üzer
[Doğumundan Şehadetine Şeyh Salih el-Aruri / Mahmoud Mardawi
Ebu Ubeyde : Peygamberin Ashabından İlham Alan Bir Yiğit / Abdulkadir Şen
Halid Meşa / l Gönül Ayyıldız
Gazze'nin Ruhu : Halid Nephan / Süleyman Ceran
Rıfat el-Arir'e Açık Mektup / Peren Birsaygılı Mut
Beni Gelip Alacak mısınız ? Çok Korkuyorum / Mustafa Özel
Pelerinli Mücahid / Nesibe Hale Tezcan
Dr. Adnan el-Burş / Orhan Alimoğlu
Bir Cerrahın Tanıklığı ve Mücadelesi / Kadriye Sınmaz
Yaşatma Ülküsü, Yok Etme Patolojisini Er Geç İyi'leştirecek / Mustafa Kayapınar
Selam hidayete tabi oların üzerine olsun. Kitap incelemesine gelince;
Kitaplığımıza genellikle edebi zevklerimizi tatmin edecek ya da entelektüel birikimimizi artıracak eserler ekleriz. Ancak bazı kitaplar vardır ki, size bir konfor alanı sunmaz; aksine oturduğunuz koltuğu altınızdan çeker, kalbinize ve inancınıza doğrudan bir ayna tutar. İşte Muhammed Bin Ahmed Es-Salim’in kaleme aldığı, dilimize “İslam Cihadına Katkıda Bulunmanın 39 Yolu” olarak kazandırılan bu nadide eser, tam olarak bu cinsten.
Bir muvahhid için iman, sadece dille ikrar edilen soyut bir iddiadan ibaret değildir. İman; ameli, hareketi ve en önemlisi saf belirlemeyi zorunlu kılan canlı bir hakikattir. Yeryüzünün her köşesinde küfrün Müslimler üzerine çullandığı, ümmetin coğrafyalarında izzetin ve namusun çiğnendiği şu gariplik çağında, bu kitabı okumak benim için entelektüel bir okuma değil, bir nefis muhasebesi oldu.
Müellif eserine, adeta kalbimizin tam ortasına bir ok fırlatan Tevbe Suresi 46. ayetiyle başlıyor: “Şayet onlar, cihada çıkmayı istemiş olsalardı onun için hazırlık yaparlardı.”
Kitap boyunca zihnimde hep aynı soru yankılandı: "Ben neyin hazırlığındayım?" Dünyanın lüksünün, geçici heveslerinin mi; yoksa Allah’ın dinini dert edinmenin mi? Kitabın en benzersiz yönü, cihad kavramını sadece cephedeki sıcak savaşla sınırlamaması; onu tevhidi bir hayat nizamının merkezine yerleştirmesidir.
Yazar, cepheye gidemeyen ama kalbi oradaki muvahhidlerle atan bir müminin yapabileceği 39 somut yolu önümüze koyuyor. Gönülden samimiyetle bu arzuyu taşımaktan, lüksü ve israfı terk etmeye ; kâfirlerin mallarını ve iktisadi güçlerini boykot ederek onları zayıflatmaktan, dil ile mücahidlerin onurunu savunmaya kadar uzanan geniş bir
...Müslümanların gayrimüslimlerden aldığı cizye onların küfrüne razı olmak değil bilakis küfür üzere kalmalarının cezasıdır...
Kitap isminden de anlaşılacağı üzere küçük risaleleri bir araya derlemiş ve bağlantılı konulara değinmiştir
yeryüzünde bütün dinler her zaman iyliği güzelliği tavsiye ederler ama insanoğlu bunları yolundan saptırıp kendi emellerine kullanmaktan çekinmemiştir en açık örnek olarak protestan ahlakını verebiliriz çünkü
kapitalizm burdan cıktığı söylenir.
burdan yola çıkarak islam ahlakını ele almakta yarar var.Ahmet Altan’ın dediği gibi
islam ahlakı diye birşey var mı? varsa bunan islam ülkelirinde bir karşılığı var mı.
peki bu ahlak hırsızlığa karşı mı?
bu ahlak yalana karşı mı?
bu ahlak cinayete karşı mı?
bu ahlak iftiraya karşı mı?
%99 müslüman olan türkiye’de bir karşılığı nedir, var mıdır. hırsızlığa karşı mı çıkıyorlar, cinayetlere karşı mı çıkıyorlar, çoçukların gençlerin ölmesine karşı mı çıkıyorlar yoksa tüm bunlar kendi çıkarları için kabul mü ediyorlara
din nedir? dini nasıl tarif ediyoruz, bu dünya bir imtihan dünyası dünya’da çok fazla bir haksızlık ve adaletsizlik zulüm var. Allah’ın olduğu bir yerde bu kadar haksızlığın ve zulmün tek cevabı ilerde başka bir hayatta düzelecegini ve başka bir hayata gecerken burası bir imtihan dünyası olduğunu söylenir, peki nedir, ne ile imtihan olunur insanlar,kendileri ile imtihan olunur. neden kendileriyle imtihan ediliyorlar, çünkü Allah onları birbirlerinin zıttı olan duygularla yaratmış ve onlara demiş ki içindeki iyliğe sahip çıkacak ve içindeki kötülüğü yeneceksiniz imtihan budur.
hatırlayın peygamber hz Muhammed s.a.v tebük savaşın dönüşünde ‘küçük cihattan büyük cihada döndük büyük cihad nefisle mücadelidir. Demiştir peki bu cihadın bu mücadelenin neresindeyiz
bir dindarın mücadelesi, savaş alanı,kendi zihni ve kendi bedenidir. ve savaşı kaybetmiş bir dindar şeklen ne kadar ibadet ederse etsin iyi bir dindar olma şansı yoktur dikkat edin, dinde pek şekli övüyorlar namaz cok önemli, oruç çok önemli, cuma çok önemli, burda
Cihat ;Allah'ın istediği gibi yaşamanın mücadelesi içinde olmaktır.
İslam Barış dini olmasına rağmen ;cihadın niçin yapıldığını anlatan, özellikle Medine dönemindeki seriye, gazve ve savaşların bizzat hazreti peygamber tarafından niçin ısrarla yapıldığının açıklaması.
Son derece merhametli olan Hz peygamberin özellikle ihanet suçunu affetmemesi.
Ölüm döşeğinde bile usame ordusunun cihada hazırlama emrini verilmesi.
Sohbet tadında İslam'ın Medine dönemini kronolojik sıra ile anlatan bir çalışma.
Cihat kılıç tebliğ iman teklifi münafıklık fitne ihanet dirayet ceza kavramlarını tekrar düşünebileceğiniz bir çalışma.
Sıkılmadan okuyabileceğiniz, ve islam'daki Cihat ve fütuhat kavramlarını kafanızda yeniden değerlendiriyorsunuz.