Kukla devlet başkanları, cetvelle çizilmiş ülke sınırları, yoksulluktan başını kaldıramayan halk, zengin yer altı kaynaklarının sömürge devletlerce talan edilmesi, tarıma elverişli arazilerin kullandırılmaması, kara kıtada her yeni doğan güneşe ümitsiz bakan insanlar türetmişti. Umutsuz hayal olamazdı. Hayallerin gerçek olabileceğine bizleri inandıran yegane kuvvet umuttu. Umudu elinden alınan biçare siyahi insanlar için geriye tek bir şey kalıyordu; mana alemindeki özgürlüklerini kaybetmemek…