Bilinmeyen bir kadının mektubunda; karşılıksız aşkı, ömür boyu süren sessizliği, bilinmemenin oluşturduğu silinmişlik hissini, insanın aşk duygusundan hareketle en dehliz yönlerini, saplantılarını okuyup Zweig'in edebi yeteneği ile tanışmış oldum.
Arkadaşımın sözü bitince -kadına ve çocuğa üzülerek- önemli olan tanımak değil tanışmaktır dedim. Yazarın dili, kurgusu, betimlemeleri, tasvirleri çok başarılıydı ve bu yönüyle bir arkadaşımı dinliyormuş gibi hissettim.
Peki mektuptan ne kaldı hatrında derseniz bilinmeyen - tanınmayan - fark edilmeyen bir kadının sevdiği adamda birazcık daha yaşama isteği diyebilirim.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Özetle bu akıbeti meçhul hikayede kimin için daha çok üzülmem gerektiğine karar veremedim.⠀
⠀
"Düşerken" gördüğümüz, duyduğumuz, bildiğimiz; gizlenen, saklanan, açığa çıkan; tüh, hadi ya, yok artık dediğimiz olaylardan oluşmuş bir puzzle. ⠀
⠀
Başka Dünyalardan bir kadınla bir adamın zamansız karşılaşması ve giderek karmaşıklaşan yol hikayesi, üzülerek belirtmek isterim beklentimin altında kaldı.⠀
⠀
ARTI YÖNLERİ⠀
⠀
Merak öğesinde canlılık,⠀
⠀
Betimleme ve tasvir başarısı,⠀
⠀
Kaliteli ve yerel motif kullanımı (örn: kartal SLX, tulum peyniri)⠀
⠀
⠀
EKSİ YÖNLERİ ⠀
⠀
Kahraman (İshak, Jülide) ve ilahi bakış açısının birlikte kullanılması ancak bütün bölümlerde dilin aynı olması,⠀
⠀
Olay yoğunluğu ve karmaşa (daha az olay ve daha sade bir akış olabilirdi)
Cihan ÖzmenDüşerken
DüşerkenTarık Tufan · Profil Kitap Yayınları · 20188,5bin okunma