Keşfetmek, öğrenmek ve nihayetinde aynı dili konuşmak kitabın özetidir diyebilirim.
Koyunlardan, kristallerden ve çöllerden çok şey öğrenen Santiago; düşlerinde gördüğü hazinenin izini süren genç bir çobandır.
Ülkelere, dinlere, dillere, felsefi inançlara ve en önde insana saygıyla okuyucuyu sürükleyen kitabın çokça okunması bir rastlantı değildir.
Kitabın dili, kurgusu, karakterleri ustaca dizilmiş bir satranç takımını andırıyor ve Paulo çok iyi bir santranç ustası...
KİTAPTAN ALINTILAR
"Bir şeyi gerçekten istersen onu gerçekleştirmen için bütün Evren işbirliği yapar."
"Mutluluğun gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir, ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan."
"Herkes kendi düşlerini aynı şekilde göremez; kendince görür."
"Kim ve ne olursa olsun yeryüzünde her insan, her zaman, dünya tarihinde başrol oynar. Ve doğal olarak o bilmez bunu."
Yaşları 6 ila 12 arasında değişen çocuklar gelecekteki atom savaşı sırasında, güvenilir bir yere götürülürken uçakları saldırıya uğruyor ve ıssız bir adaya düşüyor.
Ralph ve Domuzcuk'un (kitapta ismi geçmiyor) bir araya gelmesini takiben birer ikişer toplanan çocuklar, ada yaşamına ayak uydurma ve bir yandan da adadan kurtulma planları yapıyor.
Baraka yapımı, çocukların sularda oynaması ve eğlenceli toplantılar mutlu bir adada olduğunuz hissi verirken; canavar korkusu, avlanma girişimleri ve liderlik yarışı hislerinizi toparlıyor ve sizi duygu geçişlerine hazırlıyor.
Bir gemi geçerse diye canlı tutulan ateşin dumanı cılızlaşıp, avlanma girişimlerinin önemi artınca ise çocukların birlikteliği bozulmaya başlıyor.
Seçilmiş lider Ralph'in diğer tüm çocuklar tarafından kovalanması ve nihayetinde adadan kurtuluş ile son bulan "Sineklerin Tanrısı" kitabını okumanızı tavsiye ederim.
Yazarın betimlemelerini, tasvirlerini ve duygu aktarımını çok beğendim. Merak öğesini canlı tutuşu, ser vermeden sırra ulaştırması ve çocuklardaki dönüşümü ustaca işlemesi ayrıca alkışı hak ediyor.