HK
Bizim meallerimiz hayvan kavramını kedi köpem vb için kullanır biz de kullanırız ve hakaret için kullanırız Gel çık işin içinden çıkabilirsen Kim neden nasıl ne cüret ile vahyin Allahtan gelen dirilik için kullandığı kavramı kedi köpek için kullanabilir hakaret için kullanabilir? Ama oluyor Faiz haram dedirtip duruyorlar... Namaz kıl diyorlar Mekkeden medineye hicret etti diyorlar Ilk ayet oku diyorlar Diyorlar dedirtiyorlar Vahyin Kuranının ne dediği kimin umurunda?
1000Kitap
Erteleme, erteleyeni dinleme, kendin ol
Şimdi-bu an, sahip olduğumuz her şeydir! Eksik diye, fazla diye, devamlı düşünerek harcama! Az ya da çok, bu zenginliği şimdi fark et! Şimdi kendine yatırım yap! Haydi şimdi!... Hayatını erteleme!... İlk aklına gelen doğru!... Şimdi yap! Engelleyeni dinleme! Hazinene, yani hayatına şimdi sahip çık! Hayatını erteleme!
Alıntı
Reklam
Özgürleşmek
Thor'un çekici gerek.. Bazı toplumlarda.. Zihinlerdeki.. Birikmiş.. Kayalaşmış.. Kalıplaşmış.. Ezberleri yıkmaya.. Ne yazılanlar.. Ne söylenenler.. Tesir etmiyor.. Sorgulamaya kapalı.. Kafalara.. İlimin.. Bilimin.. Yapay zekanın bile.. Gücü yetmiyor.. Cehaleti silmeye.. Görünmeyenlere.. Mağlup.. Ne yazık ki.. Görünenler.. Duygulardan perdeler.. Akla en büyük engel.. İnsan kendini, kendine.. Gölge yapınca.. Güneş yok olmuyor.. Çık artık o aklının.. Karanlık mağaralarından.. Korkma aydınlıktan.. Aydınlık sadece..
kendini temize çekme isteği.. boş kağıt kalmamış ve her sayfa karalanmış.. buruşturup çöpe atmalık bir hayat.. geri dönüşüm olmayan bir yerde. hahaha.. insan bazen bu çöl sıcağında bir dizenin altında gölgelenmek istiyor.. nfk'nın 'bir şey koptu, şey, her şeyi tutan bir şey.." ya da behramoğlu'nun "yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var" Öğrendiğim her şey bir şeyi boşa çık-arıyor.. Topçu ile bir olup 'bize yaşamak öğretilmeliydi' diye bağırmalık bir gece.. Sivrisineklerle karadut içip ne var lan ısıracak diye koyu bir sohbet bünyeyi resetlerdi gibi bir gece. Sivrisinek5 aile albümünden bir fotoğraf gösterip "bak bu benim halamın kaynı, onu geçen sene kaybettik zzz zzz zz" derse ben de onunla oturup timsah göz yaşı dökerim biraz.. sonra bugün bin kez dinlediğim nev şarkısını açarım. Sivrisinek9 sivrisinek7'yi hatırlayıp kendini detan'a verirse işler rayından çıkar. Olaylar gelişir. Sivrisinek de olsan gönül işleri çoğh zor. Ben bu konuya niye geldim, neden geldim.. Evet yaza yaza geldim hatta yaza geldim son anda yazageldim.. İnsan bazen the guernsey literary and potato peel pie society filmindeki gibi cılız bir umudun yeşermesini istiyor. Ne çok şey istiyoruz ve hiçbir şey olmuyor. Belki de oluyor ya da olurmuş gibi olmasına tav olurken olanlar oluyor. O kadar olmuyor ki bu kadar olmaz.. Bu kadarı olamaz.. Bu yol bom💩 bir yere evrilmeden kendime gelsem diyorum.. Marmara artiz artiz konuşmaya başlıyor kafamda.. "Bir şeyden kaçıyorum bir şeyden, kendimi bulamıyorum, dönüp gelip kendime yerleşemiyorum, kendimi bir yer edinemiyorum, kendime bir yer... Kafatasımın içini, bir küçük huzur adına aynalarla kaplattım, ölü ben'im kendini izlesin her yandan, o tuhaf sır içinden!” aynalar Orhan'ı hatırlattı.. Orhan bana kimi hatırlattı.. Doğru soru ne, sorunun cevabı
Her Neyse..
"Madem sevmiyorsun sahip çık gözlerine! Dönüp dolaşıp değmesinler gözlerime." ~cemal süreya
Alıntı
KÜLTÜREL TERMODİNAMİK: Hegemonya, Kontrol ve Maddi Sınırlar Üzerine Dokuz Eksenli Bir Analiz Robin Hood efsanesinin 12. yüzyıldan günümüze evrimini takip eden bu çalışma, muhalif kültürel figürlerin kapitalist sistem tarafından nasıl absorbe edildiğini ortaya koymaktadır. Dokuz eksenli metodoloji aracılığıyla, bu dönüşümü sadece kültür-politik değil, aynı zamanda termodinamik yasaları ile fiziksel altyapısının çelişkileri bağlamında analiz edilmektedir. Kültürel Termodinamik olarak adlandırılan bu çerçeve, Che Guevara, Malcolm X ve Marilyn Monroe gibi tarihsel figürler üzerinden test edilmiş ve evrensel bir geçerliliğe sahip olduğu gösterilmiştir. Son olarak, simülasyonun maddi sınırları ve kodlanamaz yaşamın direniş potansiyeli incelenerek, kapitalizmin kaçınılmaz fiziksel çöküşü ve insanın kuantum belirsizliği aracılığıyla direniş olanakları tartışılmıştır. GİRİŞ: "MASKENİN" TARİHİ VE "HARD WALL"IN KAÇINILMAZLIĞI Bir efsanenin tarihsel metamorfozunu incelemek, aslında o efsanenin yazıldığı dönemin güç ilişkilerini, sınıfsal kaygılarını ve egemen ideolojisini deşifre etmek demektir. Robin Hood, 12. yüzyılda sözlü anlatım geleneğiyle ortaya çıkmasından bu yana, her çağda farklı bir maske takmıştır. Ancak bu maskelerin altında, aynı bir gerçeklik yer almıştır: Muhalif enerji, sistem tarafından sürekli olarak absorbe edilmiş, estetikleştirilmiş, soyutlaştırılmış ve sonunda paraya tahvil edilmiştir. Bu makale, Robin Hood efsanesinin bu yolculuğunu takip ederken, aynı zamanda muhalif kültürel figürlerin dönüşümünün bir termodinamik yasası olduğunu iddia etmektedir. Sistemi yok edemeyeceğimiz için, hatta sistem onu her saldırısı karşısında güçlendireceği için, direncin son kapısı—paradoksal olarak—fiziksel yasalardır. Elektrik kesilir, çip krizi yaşanır, nehirler kurur.
Felsefe
Reklam
Reklam