"Atla!" diye bağırdı kondüktör. Vagondakiler hep bir ağızdan, "Atla!" diye tekrarladılar.
"Atlamak mı? Bir bilet için..."
"Hayır!" dedi kondüktör, "Bilet için değil. Geciktiğin için!"
İşte sorun da bu! Ben gerçekten geç kaldım! Ben, nefesi vagonların içine kaçak gaz gibi sızan o yolculardan değilim. Param olmadığından değil, bedavacı olduğumdan da değil; ne yapabilirdim! Ya treni kaçırsaydım! Ya zamanın başka hiçbir anında ulaşamayacağım duraktan mahrum kalsaydım!
Beth ona küçük çiçek demetleri getiriyor, kitap okuyor, paltosunun altına saklayıp hava alması için dışarı çıkarıyor, ona ninniler söylüyor ve o kirli yüzünü öpüp yavaşça "Umarım iyi bir gece geçirirsin canım," diye fısıldamadan asla yatağa girmiyordu.