"Hepimiz yavaş koşmayı öğrenmeliyiz."
(...)
Romanı tamamladıktan sonra bugüne kadar yavaş yürüme pratiği yapıyorum. Koşar adımlarımla yoldan geçen bir karıncayı incitmemek için.
Yine de 'geri dönememeyi kabullenmeyi' bir nebze kavrayabiliyordu. Hafızasındaki anlara geri dönemeyeceğini o da biliyordu; taklit edebilirdi belki ama o anı yeniden yaşayamazdı.(...)
"Özlediğin zamanlara dönmenin tek yolu, şu anda doyasıya mutluluğu hissedebilmektir," dedi Bokyung.
“Böyle zamanlarda tarif edilemez bir hasret onları birbirine çekerdi.Etraflarına yabancı olduklarını hissettikleri nispette birbirlerini ararlar, bu kısa müddet esnasında içlerinde günlerce anlatmakta bitmeyecek şeylerin toplanıp biriktiğini sanırlardı. Halbuki ilk fırsatta birbirlerini arayıp bulunca ikisi de eski sükutlarına devam ederleri yan yana oturarak veya ağaçların altında dolaşarak beraberliklerinin tarif edilemez saadetini duyarlardı.
Konuşmaya ne lüzum vardı? Bütün güzel laflardan ve hoş insanlardan sıkılan bu mahlukları, birbirlerinin sessiz mevcudiyeti, yorgunluk verecek kadar doyuruyordu.”