"İnsansın sadece. İnsan bazen yorulur. Tükenir. Bazen mahvolur ve yaşadıklarına son vermek ister. Sonucu ne olursa olsun. Ve seni insan yapan şey, bunun doğru olmadığını fark etmendir."
Eski okuduğum kitaplarda altını çizdiğim yerlere bakıyorum da hep "kimseyi yargılama hakkımız yok, yalnızlık, kabullenme, insanın kendisine saygı duyması ve değer vermesi" gibi meseleler. Bir insanı gerçekten de çizdiği birkaç satırdan tanımak mümkün galiba.
"Yalnızlık... İnsanı, kendi kendisiyle başbaşa bırakan, korkunç tatlılık... Yalnızlık sessizliğinde duyulan tek ses, göğüs kafesindeki kalp atışları... Yalnızlığı aramak, bu kalp atışını dinleyip onları terbiye etmek, onları anlamaya çalışmaktır. Deruni olan o sesler, taşa, demire kulluk etmemeyi öğretir insana. Taşa, demire kulluk eden insan zaten duymaz o sesleri, o inleyişleri... Duymasını bilenler için, hürriyet terennüm eder o atışlar, o inleyişler..."