İbni Kayyim şöyle diyor: "İster hoşlanılan, ister hoşlanılmayan şeylerde olsun, sabır ve sebattan daha zor bir şey yoktur. Özellikle zaman uzadıkça ve ümitsizliğe düşüldükçe bu daha da zorlaşır. Bu süre, kişinin yolculuğunu ve azığını arttırmasına ihtiyaç gösterir ki, bu da Allah'ın hükmüne, kazasına ve imtihanlarına sebat göstermektir.
Ölünceye kadar hak üzere sebat etmek, gerçekten zor bir iştir. Bu nedenle Rasûlullah dualarında sık sık: "Ey kalpleri evirip çeviren Allah'ım! Kalbimi dinin üzere sabit kal!" diyordu.
Rasûlullah (s.a.v.) "Ensar mahallelerinin herbiri hayırlıdır", dedikten sonra hayırlı olma sırasını da vermiş, Hazrec'in reisi olan Sa'd b. Ubade (14/635)'nin mahallesini en sona bırakmıştır. Bunu duyan Sa'd, Rasûlullah (s.a.v.)'a müracaat ederek "Bizi en son saymışsın", diye üzüntüsünü belirtmiş, "Hayırlı olmak size yetmiyor mu?" cevabını almıştır.
Daha size olan özlemimizi gidermeden ve gözlerimizdeki yaş kurumadan gittiniz
Vicdanlarımız sizleri çağırdığımız zaman üzüntümüz olmasa bile üzülüyoruz..